OĞLUMA MEKTUP

31 Ekim 2017. Tam 4 yıl önce bugün katıldın aramıza. Sonbaharın kış gibi yaşandığı günlerden birinde aldım seni kucağıma. Bugün tüm gün “İyi ki doğdun” desem de, doğduğun gün kimse bu cümleleri kullanamadı. Artık sen de biliyorsun erken doğdun. Yüzlerde sevinç yerine sevgiyle karışık bir hüzün vardı. Beni taburcu ettiler sen orda kaldın.

Doğduğun zamanlar hep 4 yaşını hayal ederdim nedense. Rüyalarımda da hep 4 yaş halini görürdüm o zamanlar. Çünkü 4 yaşına geldiğinde muhtemelen artık kreşe başlar diyordum. Oynar, hoplar, zıplar, döker, saçar, her şeyi yapar diyordum. Oysa hayallerimin çok ötesinde işler yaptık seninle. Beraber ofise gittik, adliyeye gittik, kucağımda dilekçe yazdım, sen dosyaları karalarken ben müvekkil ile görüştüm, adliyede ifade alınmasına katıldık, vergi dairesine, muhasebeciye gittik. Sen oto koltuğunda benimle olmaktan mutluydun ben de sen yanımdasın diye mutluydum.

“ Minik bebekler sevgi gösterilmezse ölürler. Ama büyüdükçe sevgisiz yaşamayı öğreniriz, bebeklerse sevgisizliği asla kabul edemezler. “ ( Louise Hay, Düşünce Gücüyle Tedavi, Güncellenmiş 45. Bası)

Mükemmel bir anne olamadım, ama seni bol bol kucakladım. Seninle ilk günden itibaren uzun uzun konuştum, anlattım anlattım. El kadar çocuk ne anlar ki diyenlere inat saatlerce anlattım. Harika yemekler yapamadım sana ama her yemeği sevgiyle, seve seve yaptım. İlk altı ay sadece anne sütü ile besleymedim, ek besinler de aldın ama her anne sütünü gözlerine bakarak, saçlarını okşayarak aldın. Her gülüşünü her kahkahanı video yapamadım ama hepsini aklıma kazıdım. Her an yanında olamadım. Yanında olmadığım her an gülüşün hep zihnimdeydi.

Kitaplarımı karaladın, her karalamanın altına tarih atıp not aldım. En değerli dediğim hiçbir şey bırakmadım hayatımda. Evin tüm duvarlarını karaladın, arabayı pastel boya ile karaladın, tencere tabanlarına resim yaptın, tv sehpasına boyama yaptın, parkelere çizimler yaptın, ofiste dosyalarıma keçeli kalemlerle çizimler yaptın. Görenler yadırgasa da ben hepsini çok sevdim.

İşimden vazgeçemedim, senden sora işe başladım. Seni özlerken sen yanımda değilken bazı dosyalarda hatalı işlemler yaptım. Çok korktum.  Müdüre gittim, durumu izah ettim. Sehven olmuş dedim. Neden dedi, bir oğlum var aklım onda kalıyor dedim. Sonra karşı tarafı aradım izah ettim. Mesele çözüldü hiç de bir şey olmadı. Çünkü sen uğurdun, sen uğurumdun.

Uçuk fiyatlı kıyafetler hiç almadım ama bol bol kucakladım, sarıldım, bol bol öptüm. Kale yapacak kadar oyuncak yığınların olmadı odanda ama hep kucakladım.

Senden çok şey öğrendim. Karşılıksız sevmeyi öğrendim. Sevmenin kucaklamanın en iyi ilaç olduğunu öğrendim. Seni bu kadar sevmenin, senden ziyade bana iyi geldiğini öğrendim. Bugün hayal ettiğim yaştasın, aradan 4 yıl geçmiş ve evet hayalimdeki gibi artık kreşe gidiyorsun. Kreşte arkadaşlarınla öğretmenlerinle kutladık. İyi geldin hayatıma, iyi ki geldin.


kişi tarafından beğenildi      13947 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share