İKİNCİ BEBEĞE HAZIR MISINIZ?

 

Bazen planlamayız. Bazen planladık sanarız. Evet ikinci bebeğe hamilelikten bahsediyorum. Kesinlikle her bebek büyük bir bilinmez. Her ne kadar her şey planlansa da yaşanılacaklar kesinlikle tahmin edilemez oluyor.

Peki ikinci bebek için ne gibi hazırlıklar yapılabilir? Hele ilk bebeğiniz küçükse…

Yaş aralıkları birbirine yakın iki bebeğim olduğu için çok sık ikinci bebek, kurduğum düzen ve emzirme ile ilgili sorular alıyorum. İşte bu yazıda tüm soruları edindiğim tecrübeler ışığında yanıtlamaya çalışacağım. Büyük bir çoğunluk yaş aralığı bu kadar yakın bebeğe genellikle plansız, hazırlıksız yakalanabiliyor.

Öncelikle yeni meleğiniz sağlıkla dünyaya gelsin :) İlk olarak emzirme konusunu aydınlatmak istiyorum. En çok soru burdan geliyor. Annelerin ilk düşüncesi elbete ki emen bebeklerini sütten kesmemek.
Evet riskli bir gebeliğiniz yoksa doktor kontrolünde emzirmeye devam edebilirsiniz. Yeni doğum yapmış bir anne olarak vücudunuz yeni toparlanıyor. Bu nedenle değerlerinizin kapsamlı şekilde incelenmesi çok önemli. Doktorunuz da muhtemelen buna öncelik verecektir.

Selim 6 aylıkken 2. gebeliğim gerçekleşti. Yakınlarım henüz Selim’e hamileyken bu zamanda ikinci bebeği planladığımı bilir. Bazılarına göre uçuk bir düşünce olsa da art arda emzirme deneyimi, bebeklerimin arkadaş olarak büyümesi gibi hayallerim için uygun zamandı. Ferit doğduğunda Selim sadece 14 aylık olacaktı ki bu bir bebeği anne sütünden ayırmak için çok erken bir zaman. Ferit’i de bir sorun olmazsa iki sene emzireceğimi düşünürsek bu Selim’i en az üç sene emzirmeyi göze almam demekti. Ve ben bunu göze aldım. Şuan Selim üç yaşını doldurmuş durumda Ferit 22 Aralık’ta iki yaşında olacak ve emmeye devam ediyorlar. Ferit emerken “hayır Selim sen artık büyüdün, sana süt yok” diyemem. Bu Selim için travmatik bir durum olurdu. Ayrıca şiddetli kardeş kıskançlığı için  ilk nedeni oluşturabilirdi.

Herkesin koşulları aynı değil. Bana yardımcı olan bir eşim var. Bu son derece önemli. Ayrıca çevre denilen terör örgütünden de oldukça uzak durumdayım. Başımı pek ağrıtan olmuyor. Olsa da bu konuda bilgi sahibi olmamın verdiği emin duruşla üstesinden gelebiliyorum.

Eğer Selim iki yaşına yakın olsaydı alacağım karar daha farklı olabilirdi belki… Bu nedenle bir karar verirken birkaç adım sonrasını hesap etmeye çalışın lütfen.

Şu bir gerçek yenidoğan özellikle ilk üç ay anneye yakın temas halinde olmaya ihtiyaç duyar. Bu büyük bebeğinizle belki eskisi kadar yoğun ilgilenemeyeceğiniz anlamına gelir. Belki gece yenidoğanla ilgilenirken bebeğinizi baba ya da bir başka yakınınızın yatırması gerekecek. Bu eğer olağan bir durum değilse ve yenidoğandan sonra gelişirse bebeğiniz, yeni doğan bebeğinizi bir düzen bozucu olarak görebilir. Yani yenidoğan bebeğinizi kucağınıza almadan önce o varken olabilecek durumları göz önüne alarak o düzene uygun ortamı hazırlamanız gerekir.

Selim 11 aylıkken yeterli ek gıda aldığını da göz önüne alarak kademeli olarak gece emmesini sonlandırdım. Nasıl mı?

Gece uykusuna yattıktan sonra ilk uyanışında baba girerek su teklif etti. Elbette alıştığı sıcak anne sütü, anne kokusundan çok uzak bir durum ve buna tepki gösterdi. Bebekler en ufak değişikliğe olağan şekilde tepki gösterirler. Ancak unutmayalım ki değişimlere de hızla uyum sağlarlar. Ondan sonraki uyanışlarında anne sütüne devam. Ta ki bebeğin babanın ilk uyanışta su vermesine tepkisi sönene kadar. Bu baba değil bebeğin alışık olduğu bir yakını da olabilir. Hatta bebeğin tamamen karakterine bağlı olarak anne dahi olabilir ki ben böyle örneklere de şahit oluyorum. Ayrıca ilk uyanışın günden güne daha geç olduğunu belirgin şekilde gözlemleyeceksiniz.

Sonraki adım ise bebeğinizin sabah dörde kadarki uyanışlarına kadar su teklif edilir. Sanırım 3.gündü sabaha kadar deliksiz uyumaya başladı. Bu süre zarfında uyanış aralarının uzadığını, sayısının düştüğünü göreceksiniz. Yaklaşık iki hafta içinde bir sorunu olmadığı taktirde sabaha kadar deliksiz uyuyan bir bebeğiniz olabilir. Ben her iki bebeğimde bu yolu uyguladım. Sorunları olmazsa ve ben düzenlerini bozmazsam :) sabaha kadar deliksiz uyurlar.

Tabii ayrı yatakta olmaları önemli. Ve hatta ayrı odada… Yeni bebeğiniz gelmeden tüm bu düzenlemeleri yapmanızı öneririm. Kardeşi yüzünden odadan dışlandığını, memeden koparıldığını düşünmemeli.

Bir de genel bir durum var. Bebeklerin memede uyuması. Açıkçası bu kesinlikle bir tercih. Anne için bir süre büyük kolaylık sağladığı aşikar. Ancak bu uykunun her iki taraf için de sağlıklı olduğunu düşünmüyorum. Birkaç gece bende yaşadım. Asla tam uykuda olmuyorum. Bebeğim aman düşer düşüncesi olmasa bile dalamıyorum. Bebeğimde tetikte ağzından meme çıktığı an uyanıp kapıyor. Derin uykuya geçemiyor. Tabi her anne ve bebek farklı.

Bebeğiniz hakkında bir karar alırken “ileride olmasını istediğim bu mu” sorusunu yöneltmenizi öneririm. Bebeğin alışkanlıklarını oluşturan bizleriz. Sonra “hayır böyle olmamalı” diyerek başka bir şey, başka bir şey ve her yeni düzene geçişte yaşanılan sancılı zamanlara merhaba. Ben bunu ilk bebeğimde tecrübe ettim. İkinci bebeğimde ise edindiğim tecrübelerimi yaşadım. Kesinlikle bir birey gibi davranılmalı. Selim’de bunu anladığımda sadece iki aylıktı ama bu bile geçti. Uyku eğitinmi konusunda oldukça zorlandık. Tabi bunlar da tamamen ebeveynlerin tercihi. Uzmanlar da bu konuda oldukça ayrışıyor.

Biz adım adım bunu oluşturduk. “Uyku diyarının anahtarı” isimli yazımda uyku düzenlerini nasıl oluşturduğumuzu detayıyla anlatmaya çalıştım. Bu tabi sadece uyku için geçerli değil. Alt temizleme, banyo gibi ihtiyaçlarının karşılanmasında ikinci bir elin varlığına ihtiyaç olabilir. Daha önce sizin dışınızda yapan yoksa sonrasında yapması gerekecek kişiye adım adım alıştırılmasında yarar var.

Bebeğinizle eve girdiğinizde tek değişiklik bebeğin varlığı olması için çabalanmalı. Açıkçası biz bunu başardık ve hayatımızdaki tatlı yenilik evimizde hızla yerini aldı.

Büyük bebeğinize-çocuğunuza anlayacağı dille mutlaka yeni bebeği anlatmaya çalışın. Bebek fotoğrafları gösterin, kendi bebekliğine ait fotoğrafları gösterin. Kendisinin de bir zamanlar bebek olduğu bilsin. İlgiye muhtaç olduğunu söyleyerek ondan yardımcı olmasını istediğinizi belirtin. Tüm bu hazırlık ve düzenlemeler daha bebek doğmadan onun varlığını kabullenmesine yardımcı olacak ve kardeş kıskançlığını da en aza indirgeyecektir.

Bebeğiniz konuşulanları anlar, en azından hisseder. Bu nedenle onun yanında onunla ilgili özellikle bebeği kıskanıp kıskanmadığı konusunda konuşmaktan kaçınılmalı ve bu konuda yakın çevreyi bilgilendirmeli. Ayrıca bebeğe aşırı ilgi göstermemesini öneririm.

Kıskançlık her insanda az ya da çok olan bir özellik. Fazlası tehlikeli. Ancak bir bebeğin annesini bir anda paylaşacak olması kolay bir durum değil ve kıskançlığın bir nebzesi elbette olağandır. Kıskanmak yanlış, kötü gibi söylemlerden kaçınılmalı, aksi durumda bebeğiniz bu duyguyu hissettiğinde kendini suçlu hissedebilir. Bu engel olamayacağı hislerdir.

Bebeğinizi sağ salim kucağınıza aldınız. Bu noktada ben slingi şiddetle öneriyorum. Ne uyku, ne gaz, ne emme, ne de başka bir problemle karşılaştım. Bana da bu sonuçları vaad ederek önermişlerdi. Slingi taktığım her gün bunu bana önerenlere duacı oldum. Cidden büyük kolaylık sağladı. İki kolunuzda özgür. Hem mevcut bebeğinizle ilgileniyorsunuz hem de elzem durumu olan işlerinize yetişebiliyorsunuz.

Ben sadece iki hafta sonrasında iki bebeğimle başbaşa kaldım. Ve sling ciddi anlamda kurtarıcım oldu.

Yenidoğan arzu ettiği güvenli ortama sahip oluyor. Alışık olduğu anne kalp sesi, anne kokusu ile bir bütün halde… Tabi kucağa alışma mevzusu var bir de… Aslında yok :) Yenidoğan yaklaşık dokuz ay boyunca içimizde büyüyor. Doğduğunda ise aman kucağa alışmasın diye en büyük ihtiyaçları olan annelerinden uzaklaştırmak bebeğe yapılacak büyük bir kötülük bence… Benim bebeklerim kucağa alışmadı. Zaten dilediklerinde onlara kucak açmış anneleri hazırdı.

Bu hazırlıkları yaptığınızda bebeğiniz kardeşine muhtemelen zarar vermeyecektir. Ancak bilinçsizce zarar verebilir. Bu durumlarda büyük tepkiler göstermekten kaçınmanızı öneririm. “Eller sevmek için” diyorum ben :) Kardeşe vurur, iterse “kardeşe vurmuyoruz, kardeşi itmiyoruz” demekten kaçınmalı. Özne kardeş olmamalı, bu durumda bebeğiniz kardeşin kendisinden daha değerli olduğunu, daha özel bir yerde olduğunu düşünebilir. “Kimseye vurmuyoruz, kimseyi itmiyoruz. Eller sevmek için değil mi” gibi denebilir.

Her yerde yazan ve etkili yol da kardeşle ilgili işler vererek sahiplendirmeye çalışmak. Bu ilk dönemde bez, mendil istemek şeklinde olabiliyor. Zorla öpmesini istemek gibi baskıcı tavırlardan da kaçınmalı. Her şey zamanla oturuyor. Ayrıca yenidoğan geldiğinde henüz bebek durumda olan yavrunuzu artık büyümüş gibi görebilirsiniz. Onun da hala sevgiye, ilgiye muhtaç bir bebek olduğunu unutmayın. Genelde sık yapılan hatalardan biridir.

İki bebeğiniz için adetli davranmayı eşitlik olarak nitelendirmeyin. Eşit koşullara sahip değiller. Büyük bebeğiniz ondan önce bu evdeydi. Onun bir önceliği olacaktır. Seçimlerde bir öncelik tanınabilir. Yerini kaptırmış hissine kapılmamasına özen gösterilmeli.

Doğum yaklaşırken son dönemlerde tek düşünceniz mevcut bebeğinizin nasıl karşılayacağı, nasıl bir tepki vereceği olabilir. Siz gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra rahat olun. Bu bence çok büyük bir şans. Yaş aralığı yakın olan çok kardeşle konuştum. Genelinin ilk cümlesi çok iyi dost oldukları oluyor. Gözlerim mutluluktan parlıyor tabi. Böyle evlatları olan anneler ise ilk zamanlar biraz zor olduğunu -ki bunu zaten biliyoruz- sonrasında ise çok eğlenceli zamanlar yaşadıklarını söyleyerek “iyi ki” lafını eksik etmiyorlar :)

İyi ki diyorum bende… İyi ki böyle bir karar aldık. İyi ki kardeşler. Şuan evlatlarım birlikte oyun oynarken ben bu satırları yazabiliyorum :) İki kolunuz var, iki evladınızı sarmanıza yeter. Endişelenmeyin lütfen. İnanın her şey çok güzel olacak!

 

                                               


kişi tarafından beğenildi      6950 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share