KİLOM VARSA BEBEĞİM DE VAR

Ne güzel günlerdi onun benimle yaşadığını öğrendiğim günler..O heyecan o kalp çarpıntısı..Yanında merakım, iyi büyütebilecek miyim telaşım..Ama en önemlisi ne yesem de o daha sağlıklı olsa git gellerim.

İşte o nokta da başladı kilo yolculuğum..

Tek bir gün bile düşünmedim vücudum bozulacak, kilo alacağım, çatlaklar olacak, belki dolabımdaki en güzel giysilerim benden gidecek diye. Çünkü bana gelen eşsiz şeyin heyecanındaydım. Mesela hayatımda hiç balık yememiştim hamile olduğumu öğrenene kadar. Sebzeylede pek aram yoktu. Biraz da yörenin verdiği etkiyle ete çok daha yakındım. Çok zayıf bir kız olmadım hiç ama güzel bir vücudumda vardı hani! Hemen balık yemeye koyuldum, sebze yemekleri, yoğurtlar yumurtalar.

Tartıya çıkınca kilo alınca üzülür ya kadınlar ben her kilo artışında oğlum da besleniyor diye, doktor bebek tombul dedi diye sevindim. Bugün olsa yine üzülmezdim.

Gel gelelim hesabımın dışında bir kaç şey oldu.

Normal doğum isterken bunun problem yaratacağı söylendiği için sezaryen oldum. Bununla bağlantılı yaşadığım stres yüzünden sütüm azaldı ve oğlum sadece üç ay emdi. Bu durumda kilolar da bana kaldı. Peki buna üzüldüm mü? Kesinlikle üzülmedim. Ben sağlıkla kucağıma aldığım çocuğumun kokusunda teselliyi buluyordum ki birileri geldi.

Hani adına tanıdık deriz, akraba deriz, eş-dost deriz. Aslında iyi günde kötü günde yanınızda olması gereken, iyi zamanlarınızda sizinle mutlu olan kötü zamanınızda destek olup moral veren kişiler olması gerekirken, bunun yerine başkalarının acılarından beslenen, sürekli kendi hayatları ve çocuklarıyla sizi kıyaslayan, hatta bazılarının evlilik bile yaşamamasına rağmen size bununla ilgili taktikler veren insanlar olarak karşınıza çıkarlar işte onlardan bende de vardı. Bebeğimi görmeye gelip "Ama sen doğurmamışsın." "Karnın öylece duruyor", "aaa hiç kilo vermemişsin", "keşke normal doğum olsaydı" gibi cümlelerle günümü zehir ederken bi taraftan da taktikler paylaştılar "erkeği elinde tutmak için bu kiloları vermen gerekir" gibi...

Şükür ki ilk zamanlar biraz bocalamama rağmen aklım yerindeydi. Vücudum sadece benim isteğimle düzelebilir itici kuvvet olarak ne eşimin benden uzaklaşacağı ihtimalini ne de birileri ileri geri konuşuyor bahsini kullanamazdım. Onlara evladımın kokusunda bulduğum huzuru ne fazla kiloların ne de dışardan bağıran insanların bozamayacağını söylemek isterdim. Tabii ki söyleyemedim çünkü ayıptır!

Eşimle hiç kilom yüzünden bir sorun yaşamadım çünkü kalple sevmek başka bir şey. Belki oda düşündü değişimimi ama mantıklı olan her erkek gibi kiloya gelene kadar çok daha mühim mücadeleler verdiğimin farkındaydı. Bir yazıda okumuştum yeni baba olmuş bir adam diyor ki; "Doğuran kadınlar değil de biz olsaydık, insanlığın nesli tükenirdi." Bence kadınların mücadelesini ve emeğini en net anlatan cümle bu. Eşini ve çocuğunu seven her baba böyle düşünürse kadınlar çocuklarına ve eşlerine daha büyük sevgiler bahşetmeye hazır olacaktır. Kilo kadar basit bir konu yüzünden kimse anneleri üzmesin kırmasın strese sokmasın.

Unutmayınız beyler, bayanlar, eş-dost, akrabalar siz nasıl hissettiniz bilemeyiz ama bir çoğumuzun umrunda değil bir melek karşılığında aldığımız o önemsiz kilolar.. Bir yolunu buluruz siz dert etmeyin. Kilomuz varsa bebeğimiz de var!

Sevgiler...


kişi tarafından beğenildi      10348 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share