OKUL DÖNEMİNDE ÇOCUK İLE İLİŞKİLER

Bizim okula giden çocuğumuza karşı yaptığımız en büyük yanlış, yapmadığımız şeyi yaptırmaktır. Çocuğun en sevdiği diziyi seyrederken, onun aynı dakikalarda kitap okumasını istemek gibi yanlışlar…

Evde çok güzel oyun kurup oynadığı dakikalarda elimdeki telefona öyle bir dalmışım ki, Göktuğ’ un, “bana youtube aç anne” diye bağırmasına sıçramışım. Hayır, açamam gibi kelimeler kullanamadım, paşa paşa açtım ama 10 saniyelik sıçramayla gereken dersi aldım:). Alınan ders:

1-    Kendi yaptığını çocuğa yanlış olarak benimsetemezsin.

2-    Çocuk ne görüyorsa, onu uyguluyor. Kopyala yapıştır.

3-    Çocuk dediğinin arkasında, önünde hem kulağı hem gözü var inanın:) .


Göktuğ’a kreşteki programı için şiir ezberlemesine destek olurken, ilk önce kendim ezberledim. Masal okumam ya da anlatmam gerekiyorsa, bir gün önce ilk önce kendim okuyorum. Bunu yapmaya da kendimi mecbur hissediyorum.

Anne-çocuk kitaplarından her dalda her yaş için sayısız kitaplar, yine çocuk gelişimine destek birçok sosyal medya hesabı ve okul öncesi – okul dönemi çocuklar ile ilgili programlar yapılıyor. Peki bu kadar çok destek olmasına rağmen neden hala annelerin bir çoğu çocuklarına karşı yaklaşımlarında yanlış hamleler yapıyor?

Balkonda çamaşır asıyorum, bir kadın çığlığı:

-          Sen parktan eve gelmemek ne demek görürsün. Artık ders vaaar derrsss. Hele bir çalışma, hele bir ödevini yapma, bak ben sana neler ediyorum.

-          Annee bugün okulun ilk günü, dersler başlamadı.

-          Suss, baştan sıkı tutmazsan sonrası nasıl olacak. Çabuukk eve ders çalışacaksın. Vallahi öğretmenine söylerim.


Çocuğun yakası bir yana gitmiş, paçası bir yana, anneyi duymuyormuş gibi davranarak özgürce koşuyor. Kendi kendime “ Allah yardımcın olsun çocuk” diye söylendim. Bu diyaloğun ev halini hayal ettim. Çocuk sokakta özgürce koşarak attı stresi ama evde koşacak, kaçacak delik yok. Böyle mi hayallerine kavuşacaktı çocuk.

Mutlu çocuk, başarılı çocuktur. Bu da benim felsefem. Sohbet ederken, dans ederken, şarkı söylerken, rap yaparken tarih, matematik çalışamaz mıydık? Çalışırdık, çalışırlar.

Sınırlarımızı aşmamıza gerek yok. Anne olarak üzerimize düşen en büyük görev, vatana millete hayırlı bir evlat yetiştirmekse, bağırarak, tehdit ederek olmayacağına da karar verebiliriz. Sosyal medyayı hemen herkes kullanıyor. Bırakın yıllardır görüşmediğiniz akrabanızın nerede, ne yediğini, faydalarına dokunun. Ne mezunu olduğunuzun hiçbir önemi yok. Okumanın kimseye zararı olmamış bugüne kadar. Her çocuğun farklı olduğunu unutmadan okuyun lütfen.

İşten eve dönüyorum. Bir çalışan dert yanıyor arkadaşlarına:

-          Benim oğlanı kreşe vermiştik ama hiç iyi etmemişiz. Çocuk okulda sürekli oyun arıyor, eve geldiğinde de ödevlerini yapmakta zorlanıyor. Çok sıkmıyorum da ödev yaparken mola veriyoruz, izin veriyorum 10 dakika çizgi film seyretmesine. Bir ödev bitesiye kadar başında bir dolu vakit geçiriyoruz bu sefer geç yatıyor.

-          Allah yardımcın olsun kardeş, şimdiki çocuklar çok fenalar, ne laftan anlıyorlar ne sözden.


Ben dayanamadım, diyeceğimi dedim ama etkili oldu mu bilemiyorum. Birinci sınıf öğrencisi 6- 7 yaşında ve sebebinin kreş olduğunu düşündüğü oyun çocuğu. Oyun oynamak isteyen çocuğu televizyondaki çizgi filme yönlendirmek, üstelik ödev arasında. Oynamak istediği için suçu çocukta aramak. Daha neler neler…

Çocuğu keşfetmek, geleceği keşfetmektir. Geleceğimizin temeli olan çocukları tanımak için ilk önce biz çok okuyacağız, sonra çocuklarımıza okuyacağız ve sonra onları okurken seyredeceğiz.

Suratı asık bir doktor, öğretmen ya da çalışan görünce hepimiz sinirleniyoruz. Hiç düşündük mü, gerçekten doktor, öğretmen olmayı istiyor muydu ya da olmak istediği meslekte miydi. Daha ne istiyor bir dolu para kazanıyor diye düşünmeyin. Bir insan mutsuzsa yaptığı işten, hiçbir önemi yok ne kazandığının da.

Hiçbirimiz ebeveyn olarak MÜKEMMEL DEĞİLİZ. Ama daha bilinçli olmak zorundayız. Yarının geleceği bizim elimizde. Hedefimiz MUTLU BİREYLER YETİŞTİRMEK olursa, herkesin işini severek yaptığı bir dünya yaratırız.


kişi tarafından beğenildi      6109 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share