HANGİSİ DAHA ZOR?

Anlam yüklemekte zorlandığım bi durum daha da doğrusu 'durumlar' silsilesiyle yaşamak zorunda kalmak...

Şöyle ki neresinden tutsam hep dumur olup kalma durumları. Şimdi bir canlı dünyaya getiriyorsun, zaten onun sorumluluğu, gelişimi, yemesi-içmesi, geleceği vs vs 7/24 beynini hatta bedenini ele geçiriyorken çevrendeki insanların bitmek bilmeyen müdahaleleri karşısında ne yapacağına şaşırıp kalmak nedir yaa! Yalnız onların olur olmaz anlarda, saçma sapan yorum, istek ya da yaptırımlarda bulunmalarına şaşırmaktan bahsediyorum.

Mesela şöyle ki, arabadayız, oğlumun elinde herhangi bir şey var. 'Bak şimdi bana vermeyecek' deniyor ve ondan elindeki isteniyor. Eee çocuğum anlama kabiliyeti olmayan biri değil ve söyleneni gayet net anlıyor veee tabii ki istenen neyse onu vermiyor. Bu sefer zorlanmaya başlanıyor ve 'bana onu vermezsen ben de sana şunu vermem' tehditleri başlıyor ki orada durrrrr... Bu sefer gayet sakin olan çocuğum ağlamaya başlıyor. Sonrasında yapılan yorum şu; ne dese beğenirsiniz!!  'Bu ne sinir böyle, asabi olacak bak bak'. Bana anlamamda lütfen yardımcı olun. Benim çocuğum son derece uysal, sakin ve konuşup anlatıldığında her duruma ayak uyduran, anlayan ve uygulayan biriyken nereden çıkıyor bu asabiyet, sinirli olma durumu ve tabii ki ağlama krizleri.

Bu 10000...tanelerinden sadece biri! Peki ya 'Bi lokmadan ne olurmuş bir şey olmaz bir yerleri yoksa şişer...' olayına ne demeli? 1 yaşına kadar tuzdan şekerden uzak durulması gerektiği bangır bangır söyleniyorken 'amaaannnn ne olacak sanki' lerle karşılaşmak, her defasında anlatmak ve buna rağmen hala ama hala yedirme çabaları tam bir akıl tutulması değilde ne? Aa akıl tutulması dedim de oğlumun 2 şeye alerjisi olduğunu gördüm sonuçta ANNEsiyim (sanırım hani bunu benim bilmem gayet normal değil mi?-bu da o 100000... tanelerinden biri???) portakal/mandalina ve şeftali...Tam yedirilirken diyorumki 'yaa allerji yapıyor yemese iyi olur' dememleee ne anneliğim kalıyor, ne de bir şey olmaz, ne olacak sankiler bitiyor... Neyse 3 gün pişiği geçirmeye çabalayan ben ve o pişiğin yaratacağı sızı, kaşıntıyla boğuşan yavrum. Ama ne olacak canım bir lokmadan bişey olmaz :( 

Bitmiyor ve maalesef biteceğe de benzemeyecek bu ve bunun gibi bir ton şey. Nasıl baş edilir, nasıl düzeltilir, neler yapılabilir bir yolu var mıdır? Sakin biriyimdir, insanları olduğu gibi kabul eden, söylemler ne kadar can acıtırsa acıtsın kulak asmayan ben, 'ben' olmaya yılmadan devam eden biriyim. Lakin ben de insanım ve sabır sabır nereye kadar. Üstelik konu ÇOCUĞUM ve gelişimi, eğitimi olunca sabır taşım nereye kadar çatlamadan durabilir bu insanlarla koca bir meçhul.

Herkes her şeyi biliyor, herkes her şeye karışıyor, herkes hep birilerine benzetiyor, herkes her şeye yorum yapıp yargılayabiliyor; ancak unutulan görmezden gelinen tek GERÇEK var ki o ÇOCUK benim çocuğum, o çocuğun ANNESİ benim ve onu benden daha iyi tanıyacak, anlayacak, koruyup kollayacak, hatta sevecek başka hiçkimse yok, olamaz da.....

Hani ilgisiz, sevgisiz, eğitimsiz vs. biri olsak neyse dersin ama ÇOCUĞUMun her türlü gelişimi, eğitimi vs. ile birebir ilgilenen birine 7/24 oğlumla zamanını geçiren birine de yapılan ne derece doğru?????

Normal doğum yap, loğusalık nedir hiç yaşama, hiçkimseye ama hiçkimseye naz, kapris gibi şeyleri yaşatma sonrada karşına geçilsin ve nerede saçma sapan nerede yanlış şeyler varsa muhattap ol. Yok yok hata sanırım bende, çıtkırıldım olmalıydım belki de, hormonlarımın krizlerini içimde değilde dışarıya bağıra çağıra yansıtmalıydım o zaman sınırlarını bilir de o HERKES uzak dururdu benden, bizden....

Evet zor olan hangisi, bir birey dünyaya getirip onu yetiştirmeye, eğitmeye çabalamak mı yoksa DIŞ SESLERle boğuşmak mı? 


kişi tarafından beğenildi      6130 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share