AH BU HELİKOPTER ANNELER

Uzun zamandır çocukların sağlıklı gelişimi ile ilgili aklımı kurcalayan şeyler var. Sosyal medyada gezerken önüme sürekli bebek yemekleri, çocuk yemekleri yayınlayan sayfalar çıkıyor. İnanılmaz tarifler var. Ruşeymli, avokadolu, buğdaylı, yulaflı çok besleyici, süper ötesi sağlıklı falan. Şimdi bu çocukların karınları çok güzel doyuyor anladım da ruhunu doyurmak için ne yapıyorsunuz?

Çocukların karınlarını doyurmak için bütün anneler üstün çaba sarf ediyor. Karınlarını doyurmak için harcadıkları çabayı, ruhlarını doyurmak için nedense harcamıyorlar. (Şimdi sen kendini neden konuya dahil etmiyorsun derseniz, ben beslenmesi için çok çaba sarf etmiyorum. Altay bir yaşından sonra -ki kendisi şu an iki buçuk yaşında- biz ne yiyorsak onu yedi, evde ona özel bir yemek pişmedi. Biz hiç ruşeym yemediğimiz için o da tadını öğrenemedi ama keşkek yiyor arada, o sayılır mı?:)

Çocukların doğa ile buluşması, keşfetmesi, düşmesi, kalkması, güzel müzik dinlemesi, kitaplara dokunması, boya yapması, kirlenmesi ve bunun gibi daha bir sürü şey. Avokado eminim çok faydalı ama bu saydıklarımın hiç mi faydası yok? Varsın avokado yemesin, ama kirlenmenin ne kadar eğlenceli olduğunu bilsin. Ben demiyorum ki beslenme önemsiz, aksine çok önemli bütün gelişimini etkileyen bir durum. Sadece gereğinden fazla önem vermeyelim, abartmayalım, suyunu çıkartmayalım.

Ama biz Y kuşağı anneler, (ki bize helikopter anneler diyor bazı bilim insanları çocuklarımızın etrafında pervane olduğumuz için:)) abartmayı seviyoruz sanırım. Sadece yemek değil, kıyafet, etkinlik, kitap her şeyde.

Sayfama en çok şöyle sorular geliyor: Çocuğumla kaliteli zaman geçirmek istiyorum. Eğitici montessori etkinlikleri yapmak istiyorum. Eğitici kitaplar almak istiyorum. Ne yapmalıyım? Hep eğitici yapmak istiyoruz her şeyi. Sürekli eğitici, öğretici etkinlikler yapamayız. Çocuğun yaptığı her şey eğitici zaten hepsi tecrübe, su dolu leğene ellerini, ayaklarını sokması cıp cıp yapması da eğitici. Araba sürmesi de, evcilik oynaması da. Aldığımız her oyuncağı bu oyuncakta kaç dil var, bilişsel gelişimini ne oranda destekleyecek, ince motor kas gelişimi için faydası var mı? diye düşünmeyelim. Bu kitabı okuyacağım ama çocuğuma nasıl bir olumlu mesaj vereceğim. Olumsuz bir mesajı yoksa, yeterince güzel ve okunabilir bir kitap demektir benim için.

Diyeceğim şu ki, çocuklarımızın nefes almaya ihtiyacı var. Biraz rahat bırakalım, üzerlerinde sürekli kontrol edici, planlayıcı bir güç olmaktan vazgeçelim. Salalım parka bahçeye koşsun enerjisini atsın, düşsün kalksın, çamur olsun. Eline de bir gevrek onu da parkta tanıştığı arkadaşı ile paylaşsın. Canı yemek isteyince yesin, oynamak isteyince oynasın ne oynayacağını da kendi seçsin. Derin nefes alalım kendi çocukluğumuzu hatırlayalım en yaratıcı oyunlar en sıkıldığımız anda çıkar ve en çok yemek en çok acıktığımız anda yenir. :)

Sevgilerle,

Pervane olmaktan başı dönmüş isyankar anne ;))

Drama.annesi

 


kişi tarafından beğenildi      1212 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share