İkizler; Her Alanda İkiz Olmak Zorunda Değiller

Çoğul gebeliklere ve çoklu doğumlara günümüzde daha sık rastlıyoruz diye düşünüyorum. Belki teknolojik değişimler, belki beslenme şeklimizin farklılaşması ya da birtakım tedavi yöntemlerinin sonucunda bu aşamaya geldik. Belki de ben yanılıyorum çoklu doğum oranında bir artış olmamıştır.

Sanki eskiden ikiz doğum olmuş denildiği zaman hayretle karşılanırdı da şimdilerde ikiz bebeği olmuşu büyük bir şaşkınlıkla karşılamıyoruz. Okulda, sokakta, alışveriş merkezlerinde ya da yakın çevremizde daha sık rastlıyoruz gibi ikiz bebeklere, ikiz kardeşlere. 

Sözün kısası ikiz, üçüz ya da daha fazla bebeğin bir doğumda dünyaya gelebildiği bir gerçek. Bu bebeklerin bazıları tek yumurta ikizi bazıları çift yumurta ikizi, kimisi aynı cinsiyette, kimisi farklı cinsiyette dünyaya geliyorlar.

Genel olarak tek yumurta ikizlerinin aynı cinsiyette olduklarını ve birbirlerine tıpa tıp benzediklerini, çift yumurta ikizlerininse farklı cinsiyette olabildiklerini ve fiziksel olarak birbirlerine benzemediklerini görürüz. 

Ben bu yazımda özellikle tek yumurta ikizleri üzerinde durmak istiyorum. Hani anne karnında dokuz ayı beraber geçiren, aynı doğumda dakika ya da saniye farkıyla dünyaya gelen, aynı cinsiyette ve birbirine tıpa tıp benzeyen ikizler var ya işte onlar hakkında yazmak istiyorum.

Yazımın başlığında da ifade ettiğim gibi ikiz olmak her alanda ikiz olmak anlamına gelmez.

Öyle diyorum ama…

Tek yumurta ikizlerini; birbirinin aynısı kıyafetleri giymiş, saçları bile aynı şekilde taranmış ve toplanmış, aynı model çanta ve ayakkabıya sahip, aynı okula hatta aynı sınıfa giden, her zaman ikiz kardeşi ile oyun oynayan bu nedenle de başka arkadaş edinmeyen, birbirinin aynısı oyuncaklar alınan hatta ortak oynasınlar diye seçilen oyuncaktan bir tane alınan ya da aynı sosyal aktivitelere yönlendirilmiş olarak görürüz.

Sanki farklı zevklere sahip olamazlarmış gibi…

Her an her daim ve her koşulda ikiz olmak zorundaymışlar gibi…

Çocuklar büyüme sürecindeyken farklı deneyimler yoluyla kişilik gelişimlerine katkıda bulunurlar. Deneyimleri çocuğa; kendini tanıma, zevklerinin farkına varma, tarzını geliştirme, kendini yönetebilme fırsatı sağlar. Tabii ki biz onlara bu fırsatı tanıdığımız sürece.

Çocuk; istediği oyuncağı seçebilmeli (tabii bu oyuncak tehlikeli bir durum yaratmıyorsa, ailenin alım gücüne ve onayına uygunsa), belli bir yaştan itibaren saç modeline karar verebilmeli, yeni arkadaşlara sahip olabilmeli, yapmaktan hoşlandığı bir sosyal aktivite ile uğraşabilmeli, giysi seçiminde hoşuna giden bir tarza yönlenebilmeli, kıyafetlerindeki renk seçimi kendi zevkine göre olabilmeli, saçını kaküllü ya da at kuyruğu şeklinde tercih edebilmeli…

Sırf ikiz olduğu için ikiz kardeşi ile tıpa tıp aynı olmamalı.

Kendi tercihlerini kullanabilen çocukların diğer çocuklara nazaran daha bağımsız ve özgüvenli olduklarını gözlemlemekteyiz. Kardeşlik bazen bağımlılık yaratabilir. Bir de bu kardeşler ikiz ise ve tek bir bireymiş gibi muamele görüyorlarsa bağımlılığın dozu daha yüksek olabilir. İkizler bizim yönlendirmelerimiz sonucunda kendilerini bir bütünün ayrılmaz parçaları gibi görebilirler.

Kabul ediyorum çoklu doğum sonucunda birden fazla bebek ile uğraşmak anne babalar için oldukça zor bir süreçtir. Beslenme, giyinme, temizlik, bakım, eğitim ya da hastalık durumlarında daha fazla yorulma daha fazla uykusuz kalma daha fazla parasal yük demektir çok çocuk. Bir de bu yoğunluğun arasında farklı kıyafetler, farklı sosyal uğraşılar, farklı oyuncaklar, farklı ilgi alanları, farklı zevkler ile mi ilgileneceğiz/ilgilenecekler diyebilirsiniz. Zaman zaman yoğun ve yorucu olan çocuk büyütme sürecinde bir de bu ekstra çabalar anne babaya zor gelebilir. 

Ama yapacak pek bir şey yok. İkiz anne babaları biraz fazla yorulacaklar ama çocuklarını keyifle büyütecekler. Tabii ki her çocuğun özel, önemli ve farklı olduğu gerçeğini unutmadan.

İstemeden de olsa kardeşleri birbirleriyle kıyaslayabiliyoruz. “Abisi bunun yaşındayken yürümüştü sanki kız biraz geri kaldı” ya da “Kızım biraz dikkat et ablan senin yaşındayken makası çok güzel kullanırdı” gibi. İkiz kardeşlerin birbiriyle kıyaslanması da daha sık gözlemlediğimiz bir durumdur. “Neden Ali’nin hiç kelimesi yok halbuki Ahmet iki ay önce baba, anne, mama demeye başladı” ya da “Ayşe çok güzel resim çiziyor ama Zeynep eline boya dahi almıyor, işi gücü bebeklerine kıyafet yapmak” gibi. Her çocuğun gelişim hızı, öğrenme becerisi ve şekli, yetenekli olduğu alan, zevkleri, ilgileri birbirinden farklıdır ve bu özelliklerini doğarken beraberinde getirir. İkizlerde de durum bundan farklı değildir. Zevkleri, ilgileri, yetenekleri birbirinden farklı olabilir biz yetişkinlere düşen bu farklara saygı duymak ve çocuğumuzun güçlü yanlarını destekleyecek ortamlar hazırlamak. 

Birden fazla çocuğu olan ebeveynler; çocuklarına eşit davranma kaygısı ve oluşabilecek kıskançlıkların önüne geçme çabasıyla onlara birbirinin aynısı koşulları sağlamaya çalışırlar. Bu kaygı ikiz çocukları olan ailelerde daha fazladır ve kıyafet ya da oyuncak alımından tutun, okul ya da sosyal aktivite seçimine kadar pek çok alanda kendini gösterir. Bu anlamdaki eşitlik kaygısını üzerimizden atamadığımız sürece yetiştirdiğimiz çocuklar birbirinin fotokopisi gibi olacaktır. Unutmayalım! Çocuklarımızın gelişimleri ve kişilik özellikleri kadar beğenilerini de farklı olacaktır. Biri futbol oynamayı çok severken diğeri harika resimler çizebilir ya da bir kardeş legolarla oynamayı tercih ederken diğerinin tercihi yumuşak dolgu oyuncaklar olabilir.

Şu konuya da mutlaka değinmem gerektiğini düşünüyorum. İkiz çocukların anne babaları lütfen çocuklarınıza hitap ederken “İkizler” demeyin. “İkizler gelin yemek hazır” ya da “Sinema için hazır mısınız ikizler?” gibi. Çocuklar anne babalarının ağzından kendi isimlerini duymak isterler ve siz onlara kimlik gelişimleri için özene bezene isimler seçtiniz. Lütfen isimlerini kullanınız. Ayrıca ikiz çocuklara isim seçerken birbirini çağrıştıran ya da fonetik isimler üzerinde durulması gerekmiyor hatta birbirinden bağımsız isimler ayrı ayrı bireyler olduklarını hissettirme açısından daha da uygun olabilir. 

Anne baba olmaktan sonsuz keyif aldığınız güzel günler dilerim.

Sevgiyle kalın.

Sema Aydoğan

http://semaaydogan.com/


kişi tarafından beğenildi      1553 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share