KADIN MISIN, ANNE MİSİN?

Anne olduktan sonra sıklıkla karşıma çıkan bir seçim durumu beni oldukça rahatsız ediyor. Kadın mısın? Anne misin?

Doğduğumdan beri kadınım. Bu benim cinsiyetim. Kadın olmam dolayısı ile anne olma potansiyelini içimde taşıdım. Şartlar olgunlaştığında da bu potansiyelim ortaya çıktı ve anne oldum. Anne olduktan sonra cinsiyetimde bir değişim olmadığı için kadınlıktan da çıkmadım. Anne olmak demek kadınlığı bırakıp yola annelik ile devam etmek değil. Annelik benim kadınlığımın bir parçası sadece.

Bu soruyu yeni doğum yapınca dağılan saçlar, ojesiz tırnaklar, makyajsız surat için söylüyorlar diye düşünüyorum. Ama bunlar beni, kadın yapan şeyler mi? Bunlar olmadığı zaman ben daha az kadın mı oluyorum? (Az kadın? O nasıl bir tamlama az kuru gibi! Neyse.)  Doğum yaptıktan sonra geçirilen bir süreç var, yeni düzene alışana kadar zamanı doğru planlayamıyor, telaş yapıyor, duygusal inip çıkmalarla boğuşuyoruz. Bu durumu atlattıktan sonra bütün hayatımız yeniden düzene giriyor ojeli tırnaklar, fönlü saçlar ve makyaj geri geliyor. Geçirdiğimiz ortalama 1 yıllık bu süre kadın kimliğimizden bir şey almıyor.

Annelik çok özel, tarif edemeyeceğim kadar özel. Herhangi bir şeyle kıyaslanamayacak kadar farklı bir duygu. Adımın önüne gelen en güzel sıfat, birinin annesi olmak. Neden bunu kadınlık ile karşılaştırayım ki? Siz de yapmayın, anneliği bize tattıran cinsiyet ile dünyaya geldiğiniz için mutlu olun. Bir tercih yapmayın. Hem kadın, hem anne, hem evlat, hem teyze, hem hala, hem kardeş hepsi sizsiniz. Hepsiyle birlikte güzelsiniz.

Sevgilerle,

Anneliğin tadını çıkaran bir kadın, kadınlığın tadını çıkaran bir anne :)

drama.annesi


kişi tarafından beğenildi      938 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share