Annemizin Sözünü Dinlemek

Dokuz ay karnında taşıdı, ortalama bir yıl emzirdi, geceleri üç saatte bir uyandı önceleri, sonra dört saat, beş saat derken iki yaşımızdayken ilk kez deliksiz uyudu sabaha kadar.

Bir yaşımızda yürümeye başlayınca o da hiç oturmadı, elimizden tuttu önce, sonra belimizden, sonra dokunmadan ama tam arkamızdan takip etti bizi düşmeyelim diye.

Sonra yüzmeyi öğretti üç yaşımızdayken, sonra kaykaya binmeyi, bisiklete binmeyi, bilgisayar ve telefon kullanmayı, satranç ve tavlayı, piştiyi, unoyu ve harfleri. Hatta dört yaşımıza gelince bir baktık doğduğumuzdan beri İngilizce konuştuğu için tüm ingilizce çizgi filimleri anlıyoruz hatta yabancı arkadaşlarımızla rahatça sohbet edip oyunlar oynayabiliyoruz. O bizim ilerlememiz için tüm bunları yaparken biz de onun her sözünü dinliyoruz tabii ki.

Sabah uyanınca hızlıca kahvaltımızı yapıyoruz, odamıza geçip üstümüzü giyinip, diş fırçalayıp, ayakkabı ve ceketimizi giyip okula gitmek için kapıda hazır bulunuyoruz. Harika bir okul günü daha bittiğinde eve veya parka gidiyoruz, bazen ev toplantılarında arkadaşlarımızla oynuyor, basket, futbol, piyano gibi kurslara da gidiyoruz altı yaşımıza yaklaşırken. Dünyayı da öğretti annemiz bize, haritaları, dinozorları, kıtaları ve yemek yemeyi öğretti, masa örtüsü yerine elimizi peçeteye silmeyi, aile ziyaretlerinin ve herkese teşekkür etmenin önemini anlattı. Bunlar benim oğlumla paylaştığım şeylerdi…

Peki bu süreçte yaptıklarımız bize çocuklarımıza karışma hakkı verir mi? Gidecekleri okul, okuyacakları bölüm, yaşayacakları şehir, yapacakları meslek, sevgili seçimleri, eş seçimi, çocuklarına nasıl müdahale edecekleri, ne yiyecekleri, yapacakları tatiller kısaca hayatlarına karışma hakkımız var mı?

Dün gece uyumadan evvel oğlum şunu sordu, “anne sen ölünce ben ne yapıcam?” Bu yaşlarda ölümle ilgili merak ve anlama çabası başlıyor. Etrafımdan da duyduğum için hazırlıklıyım. Oldukça net bir cevabım oldu: “Hayatına devam edeceksin, okulunu bitirecek, üniversiteye gidecek sonra sevdiğin istediğin işi yapacaksın, dünyayı gezip her anında mutlu olacaksın.” ve tabii ki ekledim “ama ben de inşallah bunları görecek kadar yaşayıp, senin için mutlu olacağım.”  Hep yanında olmak isterim evet, fakat her düştüğünde tutmak, karışmak istemem sırf bu sorudan dolayı, hep ben tutarsam benden sonra ne yapacak. Ben varken kendi kalkarsa ben zaten vazifemi yapmışım demektir. Düşünüyorum da ben kendi adıma fazla anne sözü dinlemişim, kendimden çok onu mutlu etmeye çalışmışım. Neden? İlk paragrafta anlattığım ve yıllarca benim için yaptığı herşeyden dolayı kendimi borçlu hissetmişim.

Ne mi yapıyorum artık? Söz dinlemeyi bırakalı zaten baya oldu ama, ben artık fikir de sormaz oldum. Biliyor musunuz ne farkettim, bu şekilde anne de çocuk da daha mutlu oluyor. Her kalp, her beyin ayrı bir bireydir. Bir kişinin hayatını neden başka bir kişi belirlesin? Biz neden kendimizin değil başkasının hayatını yaşayalım ki? Ben sen değilim farklı düşünüyorum demek bizim toplumumuzda da söylenebilmeli. Burda anne dedik ama babalar için de geçerli söz dinletme konusu.

Sevgili anne ve babalar; çok daha mutlu, çok daha başarılı, çok daha kendinden emin çocuklar yetiştirmek söz dinletmekle olmuyor. Bırakalım bizim öğrettiğimiz her şey ve yetiştirdiğimiz karakter içinde kendi bağımsız kararlarını versinler, insanlar ancak başkalarını dinleyip mutsuz olursa verdiği karardan pişman oluyor. Kendi kararı zaten onu mutsuz etmiyor. Bir ihtimal mutsuz etse de benim kararımdı pişman değilim, düştüm ama kalktım, denedim olmadı, küllerimden yeniden doğarım, ben güçlüyüm diyor. Zayıf, ne istediğini bilmeyen yetişkinler belki de çocukluk ve gençlik yıllarında çok fazla müdahale görmüş kişiler.

Çocuklarımızı yönlendirelim elbette, fakat yönetmeyelim. Onlar bizim projemiz değil. Onlar tek başına da ayakta kalmayı öğrenip, bu dünyadaki vakitlerini en iyi şekilde değirlendirip, doğarken ağladım, ölürken gülüyorum, herşeyi istediğim gibi yaşadım diyebilmeliler.

Kimse için geç değil, bugün hayatımızın geri kalanının ilk günü…

Herkesin istediği gibi yaşaması ve mutlu günler geçirmesi dileğimle.


kişi tarafından beğenildi      884 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share