EMZİRMEYİ SONLANDIRMADA ÖĞÜN AZALTMADA SORUNLARA ÇÖZÜMLER

Dün sadece kahvaltıdan sonra emzirdim. Tek öğün emdiler. Akşam yemeğinden önce istedi Ferit. Yemekten sonra dedim. Sonrasında o istemedi. Bende yoğunluk içinde unuttum. Bir ayı aşkın süredir bu ertelemelere aşina oldukları için bu konuda güven çoktan oluşmuş durumda. Bu nedenle bu karşılıklı unutma durumu sorun oluşturmuyor.

Öğün azaltırken bebeğimiz meme istediğinde o an vermeyeceksek mutlaka ne zaman vereceğimizi söylemeliyiz. Ve o zaman geldiğinde kendi istemese de biz vermeliyiz. Bu güvenimizi perçinleyecektir. Özellikle ilk günler hemen bu ertelemeyi kabullenmeyebilirler. En sevdiği gıda teklif edilebilir. O anda “aaa kuru kayısı ister misin? Ya da muz yemeye ne dersin?” gibi…

Gün içinde subliminal mesajlar vermek, en önemlisi açık açık anlayabileceği cümlelerle anlatmamız da çok önemli. Ben sütümün zamanla azalarak biteceğini özellikle vurguluyorum. Bebekler meme emer diyorum. Bir bebek görünce onun bebek olduğunu ve emdiğini hatırlatıyorum.

Büyümenin güzelliklerini, avantajlarını anlatıp büyüdüklerini söylüyorum. İyi bir şey başardığında ”işte oğlum büyüyorsun bak başardın” diyorum. Yemek yiyip doyduğunu artık süt içmesine gerek kalmadığını anlatıyorum. Çocuklar tekrarla öğrenir. Bu nedenle fırsatı bulduğumda cümlelerimi tekrarlıyorum. Özellikle Ferit’e bu vurguları yapıyorum. Selim çok daha uyumlu ve yaşı gereği çok daha kolay anlıyor.

Şu sıralar ciddi bir salgın hastalık durumu geziniyor. Öğün azaltma sürecinde olan bir yakınım bu süreçte tabii ki bol bol emzirdi. “Başa mı sardık acaba” diye endişelenirken hastalık sonrasında iki gün emip üçüncü gün normal öğün azalttığı şekilde devam etti. Bebeğimizin durumuna göre hareket etmek çok önemli. Belli ki süreç içinde bebekler de duruma adapte oluyorlar.

Konuşmamızın etkisi ise inanılmaz. Arkadaşlarımdan biri “şuan sadece konuşuyorum haftaya kolları sıvayacağım” dedi.  İşte bu yazımın sonuna Damla annenin kaleminden sürecini paylaşacağım.

Yalnız kurduğumuz cümlelere çok dikkat etmeliyiz. Emzirdikten sonra “memelere bye bye diyelim” diyen bir annenin yavrusu dudak bükerek uzaklaştı. O an belli ki tamamen bitti gibi düşündü. İletişime son derece açık olduğu için annesi “tamamen bitmedi, yarın yine emeceksin” diye açıkladığında hemen anladı. Tabii burada kurulan güven bağının da büyük katkısı var. Bu tavrından bebeğinin henüz memeye veda etmeye hazır olmadığını anladığı için emzirmeye devam ediyor. Günde 2-3 öğün emziriyor.

Bugün henüz bir kere emzirdim. Sanırım farklı bir durum olmadığı sürece bir süre bu şekilde devam edeceğim. Zaten onu da vermediğim noktada benim sürecim sonlanacak.

“Süt azalıyor” cümlesi bu süreçte çok etkili. Selim kendini daha iyi ifade edebildiği için onlara verdiği mesajı daha net anlamamı sağlıyor. Ertelemede bu kadar etkili olmasının sebebi sütün dolmasını beklemeleri. Selim “anne doldu mu süt” diye soruyor arada. Bu ilk zamanlar oluyordu. Süre uzadıkça az emmeye alışıyorlar.

Uyandıkları gibi memeye yapışanlar için ise çözüm hazır bir sofra ile olabiliyor. O olmazsa ilgisini çekecek bir etkinlik ya da en sevdiği sağlıklı bir atıştırmalık. Hava güzelse dışarı çıkmak mesela…

Hikaye anlatmayı ise asla ihmal etmeyin. Payı azımsanmayacak şekilde belirgin. Mesela hikayede bebek acıkınca yemek yiyor, emmiyor. Uykuya yatağında dalıyor. Bunu zorlandığınız her konuda kullanabilirsiniz. Çocuklar hikayeleri sever.

Süreci adımlara yaymak çok önemli. İyi gidiyor diye hızla emmeyi sonlandırmaya ilerlerseniz hem memeniz terbiye olmayabilir hem de bebeğiniz yoksunluk hissederek farklı huylarla karşınıza çıkabilir.

“Sütüm bitti” bu cümleyi kullanmaktan kaçınmalıyız. En başta bu bir yalan. Ayrıca bebeğinizi o an emzirmeniz gerekebilir. Örnek aniden düştü diyelim. Allah korusun tüm meleklerimizi. Emzirmeniz gerekebilir ve sütünüzün bitmediği ortaya çıkar. Ve kurulan güven bağı zedelenir, kopar gider.

Kesinlikle duygusal bir süreç. Düşününce ağlayanlar, sütten kesince ağlayanlar, bir boşluğa düşenler hatta kendini artık işe yaramaz hissedenler var. Sanki anne ile bebeğin arasında kurulan anlatılmaz bir bağdı ve koptu gibi bir his. Mantığımızla hareket etmemiz gereken bir süreç.

Ben biraz daha esnetiyorum. Uzatıyorum. Ferit’i Selim’den az emzirmek adaletsizce geliyor. Ama devam etsem de bu adaletsizlik aynı şekilde sürecekti. Ferit’i üç sene emzirsem Selim dört sene emmiş olacaktı. Hakkıyla emzirdiğimi düşünüyorum. Selim’e bakınca daha fazla emmemeli, Ferit’e bakında biraz daha emmeye hakkı var diye düşünüyorum. İşte bu durum benim sonlandrımama engel oluyor. Fazla duygusalım.

Şu an tamamen alışkanlıktan emiyorlar. Ek gıdayı yeterince yiyorlar. Tabii ek gıda ile sorunu olmayan bebekler için bir genelleme bu.

Her sorunun bir çözümü var. Önemli olan bebeğimizi anlamak, iletişim kurabilmek. Kararlı olmak, keskin hamlelerle ilerlemek anlamına gelmiyor. Öncelik bebeğimizinin duyguları… Bu sonu olan bir süreç ve yine bebeğimizi dinleyerek, içimizi dinleyerek kandırmadan, korkutmadan emzirmeyi sonlandırabiliriz.

25.01.2018


kişi tarafından beğenildi      100 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share