KÜÇÜK MUCİZEM!

Mucizelere inanır mısınız? Ben geçen sene Özgür'e hamile olduğumu öğrenene kadar çok da inanmazdım..

Hani bazı hayaller vardır, en derinlerde sessizce büyüttüğünüz, gözünüzden bile sakındığınız, yıkılırsa altında ezilmekten korktuğunuz. Benim çocuk sahibi olma hayalim de böyle bir hayaldi işte...

YeğenimYağmur doğduğu gün yeşermişti içimde bebek sevgisi. Onun minicik burnunu yumuk yumuk gözlerini gördüğüm an karar vermiştim, ben de o eşsiz duyguyu yaşamalıydım!

Eşim Can'la evlendikten sonra çok uğraştım onu çocuk sahibi olmaya ikna etmek için. Haklı tedirginlikleri vardı, ben de paylaşıyordum aynı kaygıları. Ama o mis koku değmez miydi her şeye? 2 yılın sonunda başardım. Can tamam dedi, çocuğumuz olsun. İçim içime sığmadı sandım ki pat diye hemen çocuğumuz olacaktı. Meğer kazın ayağı hiç de öyle değilmiş. Acı bir şekilde öğrenmek üzereydik...

Genetik bir rahatsızlığım var, FMF (Ailevi Akdeniz Ateşi). Vaktinde kontrollerimi yapan doktor hastalığımın yapmak istediğim hiçbir şeye engel olmayacağını söylemişti. Çocuk sahibi olmak da dahildi.

Bursa'da yaşıyoruz, İzmir'den göç eden biri olarak tabii ki doktor hastane vs bilmiyordum. Rutin kontrol amaçlı bir arkadaşımın tavsiyesi ile (isim vermekten asla çekinmiyorum) kadın doğum uzmanı Melike Yıldırım'a gittik. Onun açısından çocuk sahibi olmamamız için herhangi bir sebep yoktu. İlacımı kullanmaya devam ederek hamile kalacaktım ve mutlu mesut sağlıkla bebeğimizi kucağımıza alacaktık. Buraya kadar her şey ne kadar güzel değil mi? 

Oysa ki o görüşmeden bir sene sonra hayallerim yıkılma noktasına gelecekti.

Kontrol için İzmir'e Ege Üniversitesine gittim. Sonuçları aldık, doktorun yanına gittik. Asistan doktor suratını ekşiterek yanımızdan ayrıldı ve kadın bir uzman doktorla geri döndü. Kadın gayet soğuk bir ifadeyle "değerleriniz çok iyi her şey yolunda. Yalnız çocuk düşünüyormuşsunuz, önünüzde iki tehlike var. İlki ilaç kullanarak hamile kalırsanız bebek down sendromlu olacak (olabilir değil olacak kesin!) ya da ilaç kullanmayıp hamile kalırsanız o zaman bebek düşecek (yine ihtimal söz konusu bile olamaz düşecek o bebek!) Ne hale geldiğimi inanın tahmin dahi edemezsiniz. Karşımdaki bir kadın olmasına rağmen hiç düşünmeden yıkmıştı dünyamı başıma. Evet o bir doktordu yapması gerekeni yaptı. Saklamadı gerçeği benden. Ama insaflı davranamaz mıydı? Biraz daha yumuşatıp söyleyemez miydi? Ben bayılmamak için kendimi zor tutarken kadın bir de bana " ne var bunda bu kadar ağlayacak" demez mi? Bir şok da öyle yaşadım. Hani bana "çok hastasınız yakında ölecekseniz" dese "hepimiz ölmeyecek miyiz?" derim. Ama o an hissettiklerimi bir ben bilirim bir Allah.

Annemle ağlaya ağlaya çıktık hastaneden. Ablamı aradım anlattım olanları. Kendi doktoruyla konuşup beni geri aradı. Bursa'da çok iyi bir perinatolog (riskli gebelik uzmanı) onun arkadaşıymış, hemen arayıp randevu aldım, randevu gününe kadar gözümün yaşı dinmedi. Doktor, Melike hanımın aksine uzun uzun hastalığımın ilaç kullanmamın bebek üzerindeki tüm etkilerini anlattı. Haklı olarak ilaç kullanma kararını eşimle bana bıraktı. Konuyla ilgili birçok doktorla görüştük. Her biri kendi açısından baktı olaya. Kimi bebek önemli, ilaç kullanma dedi. Kimi böbreklerin önemli, ilaç kullanmalısın dedi. Eşim de ilaç kullanmaktan yanaydı. "Bana sen lazımsın" dedi, ama kararı bana bıraktı, çünkü o bebeği ne kadar çok istediğimi biliyordu.

Bir sene boyunca kafamızda evirdik çevirdik ve ilaçsız hamile kalmama karar verdik. Tek bir şans tanıdık kendimize. Ya hayalimiz gerçek olacaktı ya da büyük bir yıkımla başa çıkacaktık.

Testi yaptığımız sabahı hiç unutmayacağım. O 30 saniye size de 30 yıl gibi geldi mi? İki çizgiyi görünce dünyalar bizim oldu. Zor bir döneme girmiştik. Bu arada doğuma kendisi girmediği için o doktoru bırakıp fakültede başka bir doktor edindik. Hemen ona gittik ve sıkı bir takibe alındım. İlk tarama testi temiz çıktı. İkinciye gerek yok dediyse de dinlemedim, o da temiz çıktı çok şükür. Bu arada anası gibi inatçı kuzum hayata öyle bir tutundu ki o doktorun dediği gibi düşmedi de.  Özgür'e kavuşmamıza az zaman kala stresimiz arttı.

Özgür doğup da ebe benden aldığında "sayın, parmaklarını sayın, burnuna bakın küçük mü, gözleri çekik mi, var mı bir şeyi?" derken yüreğim titriyordu. Şu an bunları yazarken bile hönkürdüğüme emin olabilirsiniz. "Ebe al kendin bak" dedi. Dünyalar güzeli sağlıklı bir kız bebek doğdu dedi. Sağlıklı! Keşke o kadının adını bilseydim de kızımı alıp götürseydim "bak düşmedi de sağlıklı da" deseydim.

Bebeği hasta, engelli olan anneler lütfen kızmayın bana. Bunları hiçbir kötü niyetle yazmadım. Aksine benim durumumda olan anne adaylarına umut olmak için yazdım. Kendi çocuğum sağlıklı ama sizleri de çok iyi anlıyorum.

Ve artık mucizelere inanıyorum, siz de inanın! 


kişi tarafından beğenildi      5950 kez okundu
  • Yorumlar(2)
  • Selda Vuranok Çelik

    02.03.2018 10:53

    5,5 mm ense kalınlığından sağlıklıklı(cok şükür) bir bebeğe uzanan 1 yıllık maceram var.mucizemi ? Ta kendisini yaşadım.....

    Şerife Çevik

    02.03.2018 10:28

    Merhaba.... Fmf hastaligi bizim ailede de var ve teyzemin kizi hasta oldugunu bilmeden o sekilde hamile kaldi ve dusukle sonuclandi. Fakat hastaligini yine ogrenmeden 2 kiz cocugu sahibi oldu🙏🏻Ta ki kizlari buyuyunce cocugunda cikinca hastalik kendinin de fmf oldugunu ogrendi ve ancak o zaman basladi ilaca. Ben de bunu gebelikte risk oldugunu bilmeden yaptirmadim hic mesela. Bunun disinda rahim perdesi ve kanama pihtilasma sorunum yuzunden 4 dusuk yasadim. 5. Gebeligimde anne olabildim. Ben de hikayemi paylasmak istiyorum. Herkese ornek olabilecek nitelikte olduguna supheniz olmasin

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share