Çalışan Annenin Çalışmayan Kızı

Çalışan annenin çalışmayan kızının sendromunu yaşayan anneler arasından biriyim ben de. Çalışmaya programlandım. Koca eline bakmanın bir felaket olacağını düşünerek yaşadım. Ev hanımı olmanın da felaket olacağını düşünürdüm...

Çalışmazsam hayatımın sonu olacağına da çok inandım. Çalışan kadınların üstün ırktan olduğuna, çalışmayanlarınsa aşağı ırktan olduğuna kanaat getirirdim.Bir de çalışan annelerin çocuklarının daha görgülü olacağına.

Hırslıydım. Yönünü bilmeyen bu hırs bana zarar verdi. Tek amacım bir kadın olarak kendimi ezdirmemekti. Kadın olarak var olmaktı ve hatta erkekleri ezmekti. Bunun da çalışarak olacağına inandım. Evet çoğu kadın için de öyle belki.

Ama benim için öyle olmadı. Şanslıyım. Yalnızca çalışarak yapabileceğimi sandığım çoğu şeyi  çalışmazken de yaptım. Bu herkes için geçerli değil tabii. Ne hayat hikayeleri var. Çalışmayı yerip, çalışmamayı övme girişimim yok burada. Anlatmak istediğim kadınların yalnızca şunu yaparsan güçlü olursun, bunu yaparsan başarılı olursun şiarı ile büyütülmesine karşıyım.

Çünkü kadınlara kendi olduğu için güçlü olduğu öğretilmeli her şeyden önce. Bir erkeğe değil kendi ruhuna uyum sağlaması gerektiği öğretilmeli. İçgüdülerine güvenmesi gerektiği öğretimeli. Çalışsa da çalışmasa da değerli olduğu öğretilmeli. Kendini sevmesi öğretilmeli. Bir şiar uğruna değil de kendi olabilmek uğruna yaşaması gerektiği öğretilmeli. Zaten yol bulunur bu şekilde. İster çalışarak yürümeyi tercih eder, isterse çalışmadan...Bulduğu yola saygıyı da eksik etmemeli. 

Şimdi şöyle diyenler olacak bana “erkekler için çalışma ya da çalışmama ikilemi yok “ Bu ayrımcılıktır. Evet... Bu ataerkil toplumun iki yüzlülüğü....Ama çocuklar da babadan çok anneyi istiyor. Ve anne sevgisi önemli bir mesele zannımca.  Bir de biz iki farklı cins evlenip aile kuruyoruz. Hepimiz birbirimize bakıyoruz. Ama yemek yaparak, ama para kazanarak, ama ev temizleyerek.... Kelimelerimi seçerek yazmaya çalışıyorum. Kimseyi incitmek istemem. Bu duygularımın yanı sıra kendimi işe yaramaz da hissediyorum. Kendi paramı kazanamadığım için. Koca eline baktığım için. Bana öğretilen doğrultuda bir yolumun olmaması ya da koca eline bakmak beni bu kadar kötü hissettirmemeli. Ama öyle oluyor işte. Çalışmalısın diye programlanmak yerine; "hayatta her şey olabilir, uyum sağlamayı öğren ama kendin olmaktan vazgeçme" diye programlansaydım bu kadar zor olmazdı işi bırakıp eve ve çocuklara uyum sağlama sürecim.

Velhasılı kelam herkesin bir yolu var. Çalışan, çalışmayan sağlıklı her anne çocuğunu en iyi düşünendir. Kimseyi çalıştığı ya da çalışmadığı için de yaftalamamak gerekir. Önce kendimizi sonra da herkesi olduğu gibi kabul edebilmek, gerekli telkinleri kibarca ve yerlice etmek çok önemli meziyet hayatta. Bunu başarabilmek dileğiyle.

Herkese sevgiler 💙


kişi tarafından beğenildi      390 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share