Sen Gelirken...

Hamileliğim sürpriz değildi, beklenen bir bebekti Işıl...

Fakat daha önce sonlandırılmak zorunda olan bir gebelik yaşayınca, bu haberi aldığımızda eşim de ben de sevinemedik sanki. 


Çok garip tarifsiz bir duygu. 2014 yılının Haziran ayında yine korku dolu bir gebelik testi, titreyen ellerle testi tutamadığım icin banyoda yere koydum ve bir süre bakamamıştım. Kaybetme korkusu öyle illet bir şey ki...

Hele sözkonusu bedeninde taşıyıp büyüttüğün canınsa anlatılması mümkün olmayan bir his. Neyse çift çizgiyle gözgöze geldik ve ağlamaya başladım. Eşimi aradım, ne diyeceğini bilemedi bir an. Hemen beta testi için hastaneye gittim, sonuç güzel ama ben hala ‘sevinme Merve, dur acele etme’ diyorum. Çalışıyorum aynı zamanda ve sürekli arabada olduğum yorucu ve stresli de bir işim var. Bir kamu kurumunda sosyolog olarak çalışıyordum o dönem, çöp evleri raporluyorum eve girmek zorundayım, şizofren teşhisi konmuş kişilerle görüşmeler yapıyorum vs. Acayip stresli bir iş. Ve sonra müdürüm acıdı da sen masa başında otur, çocuğun seni tekmelesin dedi. Baktı, gördü yoksa başkaları tekmeleyecek:) Hakkını ödeyemem. Burdan selam olsun Gülten Hanım’a...

12. Hafta civarıydı. Temmuz 2014.Tavsiye edilen bir doktora gittim. Bebeğe ultrasonla baktıktan sonra ense kalınlığının 3.5 civarı olduğunu söyledi -ki bu çok yüksek bir değer- ve cvs yapmayı teklif etti. Yani bebekten parça almayı. Bir şey söylemeden çıktık. Daha sonra araştırdık ki, hastanenin sahibinin cvs testleri ile ün yapmış. Yani bizim gibi denekleri kullanarak.

Hiç unutmam, 12 ağustos 2014 salı günü saat 17.00'd bir profesöre gittik. Ölçümleri yaparken sıra ense kalınlığına geldiğinde 2.1 olduğunu hiçbir sorun olmadığını söyledi. Gerçekten down sendromlu olsaydı napardım, cevabını bilmiyorum inanın.

Hamileliğimin ilk 7 ayı mide bulantıları ile geçti. Ama öyle mutluydum ki, Allah isteyen herkese anne olmayı, içinde büyüyen,canından can verdiğin, hayatına hayat kattığın bu mucizevi olayı yaşamayı nasip etsin.

Son 2 ay tadını çıkardım. İlk 7 ay verdiğim 6 kiloyu geri aldım. Hamileliğim 9 kiloyla son buldu.

17 şubat 2015. Her ne kadar normal doğum istesemde suyumun azalmasına bağlı olarak, spinal anestezi yöntemiyle sezeryan doğum gerçekleşti.

O tarihten itibaren hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Evet belki daha zor, daha az kendime zaman ayırdığım, daha uykusuz, yorgun ama beni ben yapan, kendimin farkıma vardığım günler başladı. Anne oldum!

2 kişi çıktığımız eve 3 kişi olarak geri döndük. Yatağımızın yanında minik bir beşik, içinde küçük insan ben de öyle büyük korkular uyandırdı ki!  Kafamda deli sorular...

E bir de lohusa sendromu geldi! Saçma sapan düşünceler, garip iç sıkıntıları, sonu gelmeyen soru ve kaygılar. Belki de yaşadığım şehirde yalnız olmaktan kaynaklı bilmiyorum ama annem de kayınvalidem de sağolsunlar o meşhur ilk 40 gün beni destektiler. 

Sonra geçti. Işıl bana, ben ona, 3 kişi olmaya, yeni düzene, biz olmaya alışmaya başladık!

Şimdi 3 yaşında ve ben kızıma doğum hikayemi anlatıyorum, birlikte fotoğraflara bakıyoruz, yorumlar yapıyoruz:)

Evlat sahibi olmak...Zorlukları güzel yapan, hüzünleri sevince döndüren, kaygıları mutluluğa...

İlerde bu yazıyı kızıma da okutacağım. Seni çok seviyorum Işıl’ım... İsmin gibi ışıl ışıl bir ömür geçir! İyiki beni seçtin!!!

 


kişi tarafından beğenildi      332 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share