KADIN VE ANNE

Kadının gücü, tartışmasız en zorlu savaşlarımızdan günümüze kadar hep ispatlıdır. Kadın dediğin ile başlayan cümlelerin önüne geçecek bir sürü başarılarımız var bizim her mecrada. En değerlisi de manevi gücüdür.

Bazı popüler bilim kitaplarında kadının günde yirmi bin, erkeğin iki bin kelime konuştuğunu yazıyor. Peki, sizce neden?

  • Kadınlar çok dedikodu ediyormuş, erkekler etmiyor mu?
  • Kadınlar dırdırcıymış, mutlu kadın dırdır eder mi?
  • Bir cümleyle anlatılabilecek bir şeyi uzun uzun anlatmak istemelerinin sebebi, kendileri mi, onları dinleyen eşleri mi acaba?
  • Ya da en bilimseli, kadınların tahmininizden daha zeki çalışan beyni ve erkeklerin sistematik beyni mi? Bu konu çok uzun. Uzmanların birçok videosu ve makalesi var internette, izlemenizi tavsiye ederim.


Bu kadar aşağılayıcı nedenlerden sonra bir düşünün bakalım; evin hem her işiyle, her eksiğiyle ilgilenen, çocuğuna kusursuz bakmak için kendinden geçen, tüm bu işlerin arasında eşini mutlu etmek ve iş yerinde de iyi bir insan olmak zorunda olan kadının yaşadıkları ve hepsini psikolojik olarak kaldırabilme gücünü. Tartışmasızdır.

Bir kadın olarak yaşadıklarımı kendime tecrübe olarak not ederim beynimin bir köşesine. Ve ben gerçekten anne olduğumu yirmi gün önce anladım. Hiç görmediğim ama kalbinin sesini duyduğum, hissettiğim meleğimi 2 aylıkken karnımda kaybettiğimi öğrendiğimde, içim cayır cayır yanarken, oğluma hiçbir şey çaktırmamak için saklı gizli ağlayıp, içime akıttığım üzüntümle anladım ki anneyim. İnsanın çaresiz kaldığı an, yaşayabileceği en kötü anmış. Kendime bir söz verdim, sil baştan başlayıp, kimseyi üzüntümle üzmeyeceğim, en önemlisi oğlum için…

Özgürce üzülmek bile lüksmüş bir anneye, tecrübe ederek öğrendim ben.

Yine olur üzülme, nasip değilmiş üzülme, sen çok güçlüsün Tuğçe bak oğlun var, hiç olmayan ne yapsın, diyenlere tabi ki hiç kızmadım ama hiç üzülmedim acaba bir daha olur mu ki diye düşünüp. Minicik yavrunu kaybettiğine yanıyorsun. Üstüne üç çocuk daha da doğursan, kürtaj psikolojisini, kaybettiğimi ben biliyorum, bunu unutturamaz hiçbir güç.. Eşim en büyük desteğim, birlikte ağladığım, yüzümü güldüren adamdı her zamanki gibi. Taş gibi dimdik durup bütün üzüntüsünü içine akıtan, ben yavruma üzülürken o da yavrusu için üzülüp, çaktırmamak için perişan olan annemi hiç anlatmıyorum. Bu dönemde en çok insanları tanıdım, hamile olduğumu duyup da gerçekten sevineni de, hımmm çekeni de gözünden anladım, kaybettiğimi öğrenince, karşımda gözleri dolan yedi kat uzak sandığım iş çevresinden insanları da,  dostlarımı da tanıdım. 

Böyle bir olay sadece benim başımdan geçmedi, birçok kadın yaşadı ve yine birçok kadın daha kötüsünü de yaşıyor. Sıkıntı bir eksik, bir fazla ama hisler hep aynı. Kadınız, anneyiz ve sınırlarımız belli ve çok şükür çok güçlüyüz.

Ve dilerim Allah’tan; anne olmak isteyen bütün kadınların her şey gönlünce olsun ve kimseyi o masaya canından can almak için yatırmasın…

Bırakın da bu kadar manevi yüküyle, kadın da sizin kaba tabirinizle varsın biraz dırdır etsin.


kişi tarafından beğenildi      52 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share