Giderek Daha Çok Annem Oluyorum

Belki çok kez yazdım bunu, bloğumda, köşe yazdığım mecralarda. Ancak bu kez farklı sanki. Bu kez daha çok annem oluyorum. Sadece anneliğimde değil, her alanda… Giderek daha çok hissediyorum. Yeni katıldığım “40 yaş”tan mı yoksa başka nedeni mi var bilemiyorum ancak kendimi daha annem gibi hissediyorum işte.

İnsanlara aynı tepkileri veriyorum, bir zamanlar önemli olan şeylerin yerini başkaları aldı. Biri aramadı diye küsmek yerine, beş kez arayan ben oluyorum mesela.

Evde aynı tepkiler. Eskiden kızdıklarımı sakin karşılarken diğerlerine bozuluyorum. Evi toplamaya aynı yerden başlıyorum. Aynı hızda yapıyorum. O da üç işi bir arada yapar, şimdi ben de öyleyim. Kahve pişene kadar yatağımı topluyor, azıcık soğuyana kadar bulaşık makinesini boşaltıyorum. Yarım saatte bütün ev hallolmuş oluyor.

Eskiden daha gürültülü daha kalabalık yerlere gitmeyi severken şimdi en sakinine kaçıyorum.

Güne kahvesiz başlayamıyorum.

Kızımla her şeyi konuşuyorum, tıpkı onun bana yaptığı gibi. “Sen daha çocuksun” demiyorum, sorduğu her şeyi anlayacağı bir dille anlatmaya çalışıyorum.

Az ama öz alışveriş yapıyorum. “İyi olsun az olsun” der hep. Ben de yakın zamana kadar “çok olsun, hepsinden olsun” derdim. Bir gardırop detoksu sonrası annem oldum. İyi olsun, az olsun.

Daha kolay affediyorum. “Ama şöyle yapmışı, bunu demişti” yerine vicdanım ağır basıyor. “İyilik yapan ben olayım da” diye başlıyorum…

Birine bir tepki vermeden önce iki kez düşünüyorum. Her seferinde olmasa da yüzde 8 yapabilmek de benim için büyük başarı!

Kızdım mı, kırıldım mı o kalp darbe aldı mı, zor toparlanıyorum.

Aynı şeylere gülüyorum, farkında olmadan aynı esprileri yapıyorum.

Daha çok “haklıymışsın” der oldum.

Yaş aldıkça daha genç hissediyorum.

Bazen aynı hataları yapıyorum, mesela sigara içmek, mesela çok güvenmek…

Kızıma aynen annemin bana söylediği gibi “ben bu hatayı yaptım, sen yapma” demeye başladım.

Aynı şekilde kaş göz ile durumu idare ediyorum; gerek kocama gerek kızıma yaparak…

Hırslarımı, hep daha iyisi iççin kendimi yiyip bitirmeyi bir kenara bıraktım, daha doğrusu azalttım, ve aynen annemin yaptığı gibi sahip olduklarımla eskisinden daha mutlu oluyorum.

Korkularımın hayatımı ele geçirmesine izin vermiyorum. Mesela, uçak…

Giyim tarzımız benzemeye başladı. Asla dediğim her şeyi giyer oldum. Olgu topuk terlik aldım daha ne diyeyim? 😊

Yemek yapmakla aram yok, ancak pişirdiğim zaman da tıpkı onun gibi yapıyorum. (Pilav hariç) 😊

Sanırım örnek almaya devam ediyorum. 40 olsam da öyle, aynen çocukken izlediğim gibi izliyorum.

Aileyi sakinleştiren de benim demek isterdim, ancak yok, bu huyum ona benzemiyor, hâlâ fevri olan benim. İşte o da benzese ne güzel olacak ama emin de değilim aslında. O kadar idare ediyor ki, üzülen de o oluyor, yıpranan da. Bu da ne derece doğru? Tartışılır. İnsan sırf başkası, ki o başkası çok sevdiği biri bile olsa, mutlu olsun ya da üzülmesin diye her şey de içinde atmamalı…

“Kocamın aynısını doğurdum” dediğim kızım da bana benzeyecek biliyorum. Umarım kötü huylarımı almaz, iyiler onda kalır. Benim kadar çok duvara toslamasını hiç istemem. Evet, hata  yapmadan doğru bulunmuyor belki ama benim kadar da yanmasın canı…


kişi tarafından beğenildi      1968 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share