BEBEK LİDERLİĞİNDE TUVALET İLETİŞİMİ

Bebeklerle ilgili onlara yardımcı olmamız gereken ya da yardımcı olmamız gerektiğini düşündüğümüz bir çok gelişim aşaması var. Doğarlar emzirme başlar, inanırsak başlar, yani inşallah başlar :) Gece-gündüz kavramını bilmezler, uyku süreci vardır en heyecanlılarından... Ek gıda ise başlı başına bir serüven. Memeden ayrılma ya da ayrılamama ve tuvalet iletişimi.

Açıkçası hiçbir adım bana zor gelmedi. Bana gelmeyince bebeklerime de gelmedi ya da :) Selim ilk bebeğim olmasına rağmen tuvalet eğitimine kadarki tüm adımlarda deneme tahtam hiç olmadı. Doğru adımlarla ilerledim diyebilirim. Ufak tefek aksilikler elbet oldu ancak bunlar uzun sürmedi. Ek gıdaya blw yöntemiyle başladı. Uyku konusunda kendi kendine uyumasını destekledik. Yaşadığım en büyük fiyaskoyu tuvalet alışkanlığında yaşadım. Selim asla baskıya gelmeyen bir çocuk. Ben ise nasıl olduysa onca araştırma yapmama rağmen bir türlü emin olamıyordum. Çünkü her konuda olduğu gibi bu konuda da bir çok farklı bilgi yer alıyordu. Hiç biri tam olarak  "işte bu dediğim yol" olmadı. Eğer öyle olsa tüm inancımla ilerlerdim. Sonuç alamadıkça denedikçe denedim. Ödül yöntemini önerdiler neden olmasın dedim, tuvaleti süslemeler, uzun uzun hikayeler, etiket yapıştırmalar Allah’ım neler denediğimi sanırım az çok tahmin edebilirsiniz. Aylar sürdü. Süreç içinde tamamen onun iradesine de bırakmayı denedim tabii ama artık çok geçti ve de yeterince istikrarla devam ettirmedim. Tam üç yaşında başladığımı ve erteleye erteleye çok geciktiğimi de belirtmek isterim.

Tüm bunlar yaşanırken ikinci bebeğim büyüyor ve artık bezden sıkılmaya başlıyor, çıkarmaya çalışıyordu. Hatta çişini yaparken ya da yaptıktan sonra haber verdiği dönemler yaşadık. Dilim yanmış, hatta yanmaya devam ediyordu ve ben cesaret edemiyordum.

Ferit’in akranı bebekleri olan 25 kişiden oluşan bir anneler grubuna dahilim. Sürekli araştırıyor, öğreniyor ve birbirimizle paylaşıyoruz. Fikir alış verişleri, yerinde eleştiriler bizim bu yolda doğruyu bulmamıza yardımcı oluyor. İnanılmaz özel anneler bunlar:) Bunların dışında yine bir çok anne ile iletişimim var. Sadece sanal olarak değil elbette. Tüm bu paylaşımlar sonucu edindiğim gözlemler ve Selim’le yaşadığım tecrübe ile kolları sıvadım. 

Ferit üçüncü günün sabahı itibariyle çişini söylemeye başladı. Direk klozete yaptı. Gün boyu haber verdi. Tekrar, tekrar, tekrar haber verdi ve çişini yaptı.Ve ben her defasında şaşkın bir mutluluk yaşadım. Anlatılan o efsane hikayeler gerçek miydi yani? Tam olarak şak diye kesilme diye bir şey olmasa da sonuç muazzam.

Bunun formülünü buldum ve hepsini anlatıyorum sıkı durun!

Tabii uzman deği,l sadece bu konu ile son derece ilgili bir anneyim. Çok fazla çocuğun tecrübesine şahit olarak edindiğim gözlem ve tecrübeler ışığında vardığım sonucu sizinle paylaşmak istiyorum.

  1. Bebeğinizin özel olduğunu asla unutmayın. Bir başkasının tecrübesini yaşama olasılığınız son derece düşük. Bu cidden çok söylenen ama bir o kadar da önemli bir madde. Bebeğinizi iyi gözlemleyerek onun tepkilerine göre şekil almalısınız.
  2. Mesele yine bebeğinizin iradesine saygı duymakmış. Her zaman bu ilkeyle hareket eden ben bunu nasıl Selim’de uygulamadım kendime kızıyorum. İşediğinde sorgulama yok. Pislendin, kirlendin gibi konuşamalar da yok. Ödül, ceza asla yok. Bunların nedenleri anlatılırsa bir kitap çıkabilir ortaya... “Tuvalete, klozete yapman lazımdı, gerekiyordu” gibi zorunluluk hissettiren, baskıcı cümleler yok elbette...
  3. Rahat olmak var. Sihirli cümleyi söylüyorum. Tebessümle ve en normal halimizi takınarak asla gergin, endişeli değiliz “Sorun yok, bir dahakine dilersen klozete, tuvalete yapabilirsin” bu kadar. Bu konuda methiyeler dizmeye, dünya tembihler, tehtidlere gerek yok. 
  4. Bez çıkarılmadan önce bebeğinizin buna hazır ve istekli olması gözlemlenmeli. Doğru zamanı yakalamak çok önemli. Ne erken, ne geç. Doğru zamanla ilgili bebeğin sinyallerini uzmanlar anlatıyor. Bunlardan hepsi olmasa da bir çoğu mevcutsa ve bebeğinizde bezinden sıkıldığını belirtiyor, çişini haber veriyorsa işte doğru zamandasınız demektir. Mesela merdiveni kendi başına inip çıkabilmesi, zıplayabiliyor olması, çişi geldiğini ifade edecek iletişimi kurabilmesi... Açıkçası onlarca sinyalden sadece bu üç sinyal Ferit’te vardı ve yetti. Klozete oturmak istemiyordu. Donunu da kendi aşağı indirmiyordu. Kakasını sabit bir yerde ya da gizlenerek yapmazdı. Aksine gözüme bakarak rahatça yapabiliyordu. Yani ilk madde her bebek farklı ve onu çözmek en önemlisi.
  5. Bu süreç yaklaşırken henüz bez bağlıyken sizde ve bebekte bu konuyla ilgili hiç bir adım, endişe yokken iletişim çok daha rahat kuruluyor. Anne arkadaşlarımın belki de yarısından fazlası bu sürece başlamıştı. İnanılmaz deneyimlere şahit oluyordum. Tüm muhabbet çiş-kaka üzerine dönünce bende her bez değişiminde Ferit’e bol bol anlattım.” –Ferit bezinden kurtulmak ister misin? –Ebettt  –Çok  rahatsız ediyor seni di mi? Merak etme zaman yaklaşıyor. Yakında sen de bizim gibi çişini kakanı tuvalete yapabileceksin. Bu çok güzel olacak.”  Buna benzer konuşmalar yaptım. Çünkü biliyordum bez çıktıktan sonra her geçen çiş kelimesi bebeğime baskı hissettirebilirdi. Bu konuda hikayeleri bez takılıyken okudum. Müzikleri bez varken dinlettim. Subliminal mesajın dibine vurdum korkudan. Selim’de yaşadığımı yaşamak istemiyordum. Bu arada bu anne dostlarım da Selim’in sürecine şahit oldukları için benzer endişeler oluşmuştu. Onlarda donanımlı başladılar. Başardılar ve başarıyorlar. Süreç herkes de iki, üç gün elbette değil.  Beze alıştırdık önce ve şimdi hayır bez olmaz diyoruz. Bunun bir alışma süreci var. Çişini yapan kakasını yapmıyor. Ya da kaka yapıyor. Çiş alta yapılıyor gibi gibi bir süreç bu. Bir ileri iki geri ilerleyebilir süreç hiç sıkıntı yok. 
  6. Beklenti olmamalı. Bu varya nasıl rahatlatıcı. Onun, bunun hikayelerini dikkate almayın derim. Mesela bir bebek iki yaşında gitmiş donunu indirmiş oturmuş klozete “anne ben yaptım” diye seslenmiş. Mesela bir başkası “erken başladın üç yaşından sonra zaten kendileri söylüyor” dedi. Ah ne güzel olurdu di mi? Böyle bir standart olsa. Üç sene nedir ki uğraşma yok sonuçta. Zamanı gelince çocuk diyecek ne de olsa der beklersin. Tüm uzmanlar onca kitabı yaksın üç yaş sınır ben açıklıyorum :) Yani çok şey söyleniyor. Ne kadarı doğru bilinmez. Tek bildiğim bir beklenti olmayınca ne endişe oluyor ne gerginlik. “Oooo bebeğim çişini mi yaptın sorun yok. Bir dahakine tuvalete yapabilirsin:)” sesim bir başka melek çıkıyor.
  7. İlk günler durumu kavraması açısında misafir almayıp, dışarı çıkmamanızı öneririm. 
  8. Dışarı çıktığınızda da katlanabilir portatif lazımlık alabilirsiniz. Ben Ferit’ten sonra aldım şimdiden yardımını gördüm. Alıştırma kilodu çişini altına rahat rahat yapmasına yarar. Çişini altına yaparsa rahatsız olmalı. Ona mantıklı seçenekler oluşturabiliriz. 
  9. İlk gün işeme saatleri not alınabilir. Böylece bebeğinizin ortalama ne kadar sürede tuvaletini yaptığına dair bir fikir oluşur. İrade onlardaysa takip bizde :)

 

Sonucu açıklıyorum. Tüm bunları uyguladım. Ferit bir kez bile klozete çiş yapmamış, oturmayı istemeyen bir çocuktu. Çocuk diyorum çünkü 2,5 yaşında başladım. Lazımlığa da oturmadı en azından poposu açıkken, sadece oyun olarak oturdu. Zaten hiç tercihim de olmadı. 

Birinci gün çişi gelinde sert zemine yaptı hep. Ben özellikle ayarladığını biliyorum. “Tamam sorun yok meleğim daha var mı hadi gel kalanı klozete yapabilirsin” diyerek kucağıma aldım. Islak olmaktan son derece rahatsız ve üzgündü. O yüzden “sorun yok” diyerek başladım ben. Sorun olarak görmüyorsa ya da şaşkın değilse bebeğiniz, denmeyedebilir. “Bir dahakine tuvalete yapabilirsin” diyerek klozete götürdüm oturdu. Abisinden gördüğü gibi çişin dışarı sıçramaması için çişe kendi yön vermeye çalıştı eliyle ama yapmadı. “Yok, bitti” dedi. Bende “peki” diyerek kalkmasına yardım ettim. Kendileri rahat oturup kalkabilsin diye klozetin önüne basamak koyuyorum. Kendinden aparatlı klozet kapakları var onlardan aldık. Alırken Selim’e seçtirmiştik. Ferit bütün gün çişini aynen bu şekilde yaptı. Dejavu gibi devam etti. Gece de bezlemedim. Biz yatmadan önce Ferit’i kaldırdık. Yatma saati standart 20:30. Gece 12 civarı kaldırdığımızda yapmadı. Sorun da yaşamadık bu kaldırıştan. 

İkinci gün birinci günün aynısıydı. Ve bendeki hoşgörü aynen devam ediyordu. Kendimi nasıl hazırladıysam bu şekilde sanki bir ay devam edebilirdim:)

Üçüncü gün sabah “anne çişim” dedi. Anlayamadım. Çünkü çişe kaka diyordu. Baktım canı sıkkın çiş yapmış gibi ama yapmamıştı. Tekrar etti. “anne çişim var” Kucakladım götürdüm. Yardımcı olmaya çalıştım sıçrarsa ürkmesin diye. Kendi yön verdi ve yaptı. Yaparken bana baktı. Ben hani şu gözleri kapatıp kafayı yukarı aşağı hareket ettirilen onaylama ifadesi var ya işte onu yaptım :) Ama hücrelerim horon oynuyordu o ayrı :) Ama “dur Vildan heyecan yapma bu daha başlangıç” deyip umut ve beklentilerimi yokettim önüme baktım. Gün boyunca tek damla donuna gelmedi. Haber verdi durdu. İnanmakta zorlanıyordum. Gece uyandırınca işedi bu kez. Hatta artık kendi seslenip uyandırıyor çiş için. 

Hiç mi altına yapmıyor. Arada oluyor tabii. Çişini söylemeye başladıktan 3-4 gün sonra kakasını da klozete yapmaya başladı. Henüz bir ay olmadı günden güne daha da iyi oluyor. Ferit altına yaparsa ardından Selim’de bırakıyor. Böyle böyle sona geldim ben çok şükür:)

Selim için yakınlarım “nazar”diyor. Bu enerjiye inanırım. Ancak gerçeklerden kaçacak biri değilim. Ben hata yaptım. Ne duyduysam denedim.

Olması gereken bebeğimin iradesine güvenmekti. “Bezi çıkarmamı ister misin” diye sorduğum da “evet” yanıtını almaktı. Ve süreci ona bırakmam gerekiyordu. Baskı hissedeceği cümleler kurmamıştım belki ama ödül teklif etmek, hediyeler almak bunlar ancak iradesini öldürürdü. Öyle de oldu. Ferit’le beraber Selim’de düzene girmeye başladı. Evet 3,5 yaşında Ekim’de 4 olacak. Nerdeyse bir senedir bezsiz şekilde bin bir iknayla tuvalete yapmasını sağladım. Henüz ki “çişim var”diyor. Hatta kendi oturup yapıyor arada artık. Belki eşimin dediği gibi Ferit’in bezleniyor olması da onu etkilemiş olabilir. Ancak ben kendime düşen payımı alırım :)

Siz rahat olun su akar yolunu bulur;)


 


kişi tarafından beğenildi      1409 kez okundu
  • Yorumlar(2)
  • Vildan Özdursun

    04.09.2018 12:29

    Çok teşekkür ederim❤️

    İmren Gökdeniz Bacanli

    31.08.2018 10:05

    Harika bir yazı eline yüreğine sağlık 👏

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share