Anne Beni Neden Geç Doğurdun?

Son birkaç aydır, evde hiç bitmeyen konu bu; kaç yaşında doğurduğum… Arkadaşlarıyla annelerinin yaşlarını kıyaslıyor (ki ortalamadayım aslında ama), akrabalara bakıyor ve sürekli soruyor. En fenası da anneannem ve annemi örnek göstermesi. Anneannem 18’miş annemi doğurduğunda. Hatta sonra dört çocuk daha doğurmuş. 30’unda son çocuğuna hamileyken “Bu yaşta doğurulur mu” cümlesini bile duymuş.

“Anne bak, nenem erken doğurduğu için anneannem 64 yaşında olmasına rağmen annesi hayatta. Ben 64 olduğumda sen 96 olacaksın ve hayatta olacak mısın?” Kalbime bıçak saplanıyor, çaktırmıyorum. Vicdan azabı, pişmanlık, üzüntü, kendini haklı görme duyguları arasında çalkalanıyorum. Babamı örnek gösteriyorum, babaannem babamı geç doğurmuş, son çocuk çünkü, 2003’te vefat ettiğinde babam 56 idi, babaannem de 95’ine yaklaşmıştı. Bazen “Ay nelerle uğraşıyoruz” diyorum da gerçekten çocuğun aklını kurcaladığı için de açıklama yapıyorum.

Aslında ona kısaca bir şeyler anlattım, herkesin hayatının, kararlarının, beklentilerinin, hayallerinin farklı olduğunu söyledim. Fakat bir de buraya uzun uzun yazmak istiyorum. Büyüdüğünde okuyacak. Kalıcı bir açıklama bırakmak istedim.

Çok da büyümesini beklemeyebilirim. Bir gün açacağım ve okutacağım bu yazıyı. O zaman beni çok iyi anlayacak… 

“Bak kızım. Canım kızım. Ölümün yaşla bir ilgisi yok. Bir insan 35’inde de veda edebilir hayata, 95’inde de. Ancak eğer senin dediğin gibi olduğunu var sayalım. Şimdi beni iyi dinlemeni istiyorum. Eğer ben bu karakterle 18 yaşında anne olsaydım, dünyanın en mutsuz insanı olurdum. Çünkü 18’de lise sondaydım. Okulumu bitirdim, üniversiteye başladım. Üniversitedeyken çalışma hayatına atıldım, çalıştım, okudum, çalıştım, okudum. Kendi ayaklarımın üstünde durdum. Tek başıma bir şeyler başarmayı öğrendim, kimseye muhtaç kalmadan. Babana aşık oldum evlendim evet ancak ilk hoşlandığım kişi de baban değildi. Baktım ki ona gerçekten aşığım, baktı ki baban bana gerçekten aşık (ki onun da ilk hoşlandığı ben değildim) evlendik. Evliliği tanıdık, aynı evde yaşamayı öğrendik, gezdik, çok yer gördük, sonra anne baba olmak istedik. Aklımızda hiçbir şey kalmadığında… Kendimizi gerçekten hazır hissettiğimizde. Eğer ki 18’imde doğursaydım seni bunların hiçbirini yapamayacak, başka yerleri, çalışmayı merak edecektim. Herkesin karakteri farklı tabii ancak ben böyle hissedeceğime eminim. Babanın da… Şimdi biz öyle mutluyuz ki sana bunu yansıtabiliyoruz. Mutsuz bir genç anne baba mı isterdin, mutlu bir anne baba mı?

Bir başkasının hayatına dönem dönem özenmen normal, çünkü daha çok küçüksün. Fakat biliyor musun hayat başkalarına özenerek geçmez. Ve kimsenin hayatı da dışarıdan göründüğü, sana anlattığı, yansıttığı gibi değil. Herkes farklı sorunlar yaşıyor. Bunun da yaş ile alakası yok. Benim ya da babanın yaşıyla ilgili yorum yapanları duymazdan gelebilirsin. Ben 32’ydim anne olduğumda, baban da 33. Tam zamanıydı. Bizim ilişkimizin, evliliğimizin dinamiği için en doğru zamandı. Bırak kağıtta yaşan yaşlarımızı, 40’ı, 41’i, hissettiğimiz yaşa odaklan. Bence 28’den fazla değiliz şu an. Seni çok istedik, çok bekledik, çok isteyerek yaptık, büyük heyecanla bekledik karnımda büyümeni, kucağımıza almamızı. Seni çok seviyoruz, hep de seveceğiz. Eskiden banana derdim ‘seni dünden çok yarından az seviyorum’ diye. Şimdi sana söylüyorum. Lütfen bunu hiçbir zaman aklından çıkarma. Sen bizim biriciğimizsin.”

 


kişi tarafından beğenildi      2625 kez okundu
  • Yorumlar(1)
  • Nurşah

    05.11.2018 21:48

    Merhaba Şebnem Hanım. Sizi uzun zamandır takip ediyorum.. Nasıl bi anne nasıl bi insan olduğunuzu az çok biliyorum .. ve bambaşka hayatlarımız var ama sorular öyle de böyle de bitmiyor insanın içini burkabiliyor üzebiliyor gerçekten ama kader diye de birşey var tabiki kaderimize yön verebiliriz bazı konularda .. 6 yaşındaki kızım da bana küçükken büyüyünce ne olmak istiyordun diye soruyor bu sıra.. Bende Anasınıfı öğretmeni olmak istiyordum dedim.. Bu arada çalışma hayatım hiç olmadı yani aile işlerimiz dışında bi sektöre çalışmadım ön lisans mezunuyum. ve kızım bana niye öğretmen olmadın o zaman diye soruyor. Bende ona benzer cevaplar veriyorum. ben anne olmak istedim diye... zor işler yani.. zaten o yaşlanma ölme sorularına hiç girmeyeceğim çünkü en zoru o yaşlanmak ölmek istemediğini söylüyor. ben böyle konularda genelde ne diyeceğimi bilmediğim için konuyu saptırmaya gidiyorum :)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share