Anneler, Kaygılanmayın Yeter!

Doğada dengesini kuramayan, uyum sağlayamayan canlı yok. Tüm canlılar doğanın akışı içinde uyuma ve içgüdülerine göre hareket ediyor. İnsanlar da öyle. Öyleydi.

Zorlu kış koşullarında yaşamak zorunda kalan insan, bulunduğu coğrafyaya zamanla uyum sağlıyor. Her zorluk kendi olağan akışını bir şekilde düzenliyor.

Annelerin biraz daha bilinçlenmesi, biraz teknolojinin gelişmesi, çokça da sosyal medyanın doğru ya da yanlış yönlendirmesi ile olağan süreçler fazla abartılıp kaygı seviyesinin de yükselmesine yol açıyor.

Hele bir de yeni anneyseniz durum ‘çarpı sonsuz’ bir hal alıyor.

Hastane çantasından göbek bağına, ilk banyosundan ilk mamasına kadar tüm süreçler kendi döngüsündeki konuları gündeme getiriyor.

Her süreç,  her gelişim alanındaki yenilik ya da çocuğa kazandırılması planlanan her yeni davranış öncelikle annelerin kaygı ölçerinde bir derece seviyesinde birikiyor.

Uyku eğitimi, kendi başına yemek yeme eğitimi, tuvalet eğitimi derken, kaygı ölçer annenin kişiliğine göre de dereceleniyor. Bu konularla ilgili kitaplar alınıyor, gruplara üye olunuyor, her ortamda mevcut konu ne ise o tartışılıyor. “Hangi yolu yöntemi denesem, falanca şöyle yapmış böyle olmuş, takip ettiğim ‘annemomlar’ şu ürünü kullanmış, öyle yapmış çok da kolay olmuş, ben de niye olmadı” vs

Sevgili anneler, internetten uyku için ninni repertuarı indiren anneler, kendi kendine yemesi için türlü materyaller alan anneler, tuvaletini yapsın diye kitabından oyuncağına kadar tüm detayı düşünen sevgili anneler, kaygılanmayın yeter…

Çünkü bir durumu kaygı ölçerinizde ne kadar yüksekte tutarsanız onun olağan akışı içinde çözümlenmesinin de önüne geçersiniz. Aşırı kaygı nedeni ile basit sorunları karmaşık hale getirirsiniz. Kitapları okuyun doğru- yanlış tutumları öğrenin bununla birlikte içgüdülerinize güvenin. Kakasını yaptığında ışıklı sesler çıkaran oyuncağa değil.

Unutmayın, asla uyumayan çocuk yoktur, asla yemek yemeyen çocuk da. Mutlaka zamanı geldiğinde düzene girecektir. Mutlaka bezden ayrılıp tuvalete gitmeyi öğrenecektir.

Yeter ki kaygınızla mücadele ederken durumu çözümsüz hale getirmeyin. Çıkın ve durumunuza biraz dışarıdan bakın.

Sarpa sarmış çözülemeyen bir sorun varsa dışarıdan bakmak bütünü görmenizi kolaylaştırır. Çocuğunuzun ihtiyaçlarını, kendi ihtiyaçlarınızı ve yapılabilecekleri, kendi konumunuzu, ailede soruna atfedilen durumu görmenizi daha net sağlar. Ancak bunun için ‘içinden çıkabilme gerekliliğini’ fark etmeniz önceliklidir.

Sevgilerimle

Dilek Söylemez

Psikolojik Danışman

İletişim: www.dileksoylemez.com

www.instagram.com/dileginimgeleri

www.facebook.com/dileginimgeleri.dileksoylemez


*Bu yazı, görüşmelerde ya da mesajlarda kaygısının ötesine geçemeyip sorunun basit çözümünü göremeyen güzel annelere ithaf edilmiştir. :)

 


kişi tarafından beğenildi      208 kez okundu
  • Yorumlar(0)

 

 

Facebook Twitter Google+ Pinterest Share
Facebook Twitter Google+ Pinterest Share