"Her bebek farklı, her anne farklı". Hikayenize bunu bütün benliğinizle kabullenerek başlarsanız, karşınıza çıkabilecek tüm sürprizlerin üstesinden gelebilirsiniz. Herkes sizin işinize burun sokmaya çalışacak, bu işin oluru öyle malesef. Herkes kendi başına gelen başkasına da gelsin istiyor sanırım; Cem Yılmaz'ın gülerken birbirini dürtenler espirisi gibi. Kendi yaptığının doğru veya yanlışlığını karşısındakinin tepkileriyle ölçüyor, başkalarıyla aynı şeyleri yaşadıkça kendini rahatlatıyor.

Temiz bir uyku çekmeye yatar gibi; kulak tıpalarınızı takın, göz bandınızı indirin, hayatınızın yolculuğuna hazır olun. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacak, olsun da istemeyeceksiniz zaten. Annelik denilen deliliğe hoşgeldiniz; Stockholm Sendromu'nun beden bulmuş hali artık sizsiniz. Kalbiniz karşınızdaki küçük bedende atmaya devam ederken, hergün biraz daha hayran olmaya, kalbinizi biraz daha büyütüp, biraz daha çok sevmeye artık hazırsınız. Eminim çok keyif alacaksınız; iyi yolculuklar.