Okullar kapanınca tüm çocuklar ve aileler önce bir oh çekti. Uyku saatleri de uyanma saatleri de uzamaya başladı. Okul yok diye düzeni değişen çocuklar, televizyon ve ipad saatlerinde de uzatmaları oynamaya başlayınca aileler buna bir dur diyecek ama nasıl? Kaliteli bir yaz için çocuklar nelere teşvik edilmeli?

Benim fikrim öncelikle düzenin tekrar kurulması yönünde. En basitinden sabah kahvaltısı sonrasında, okul zamanı vakit darlığından yapılamayan şeyler yapılmalı. Tabak ve bardağını mutfağa götürüp masa toplamaya yardım etmek, dişini fırçalayıp, yatağını yapmak, kıyafetini seçip giyinmek, hatta çöpü dışarı çıkarma sorumluluğunun yaz boyunca çocuğa ait olması gelişimi açısından çok önemli. Çocuğumu çalıştırıyorum diye üzülmeyin, faydasını ileride göreceksiniz. Her şey ayağına gelen, günlük rutinde yapılan işlerin kıymetini bilmeyen çocuk ileride de bunları başkasından bekleyecek, geç ve eksik sorumluluk alacaktır.

Plaja denize giden aileler, denizden birlikte taş toplayıp, akşam bu taşları birlikte boyayabilir, üstlerine isimler yazıp misafir geldiğinde hediye olarak verebilir. Böylece çocuk emeğinin beğenildiğinin özgüveni ile yaratıcı fikir üreterek, düşünce gücünü artırmaya motive edilebilir.

Ebeveynlerden birinin iş yeri müsait ise, bilgisayarda çizim yapabilir, çizimlerin çıktısını alıp boyayabilir, çeşitli el işleri yaparak balkon ve bahçedeki ağaçlar bunlarla süslenebilir. Hatta 6 yaşın üstündeki çocuklar üretim faaliyetinde bulunan iş yerinde staj yapabilir. Markette barkod okutup, ürün satabilir, kasayı açıp para üstü verebilir bu şekilde matematiği güçlenebilir. Yemek işi olan yerlerde çatal bıçak kullanmayı ilerletmesi için meyve kesme, sebze yıkama gibi suyun rahatlatacağı işler de verilebilir. Bütün bu işleri kız/erkek ayrımı gözetmeksizin evde de yapabilir çocuklar.

En önemlisi de yaratıcılık saati dediğim tek başına vakit geçirme saatidir. Bunu 1 saat öğlen 1 saat akşam olarak da yapabilirler yazın. İstedikleri şey neyse onu tek başına yapacakları bir saattir bu. Gazeteyi sulu boyayla yırtana kadar boyamak, mutfaktaki leğen, tencere, kaşıklarla müzik yapmak, salon koltuğunun yastıklarından, örtülerden çadır yapmak, kendi topladığı yaprak ve dallardan resimler yapmak, şişeleri boyayıp mumla süslemek, yastıklara sticker yapıştırmak, karton kutudan robot yapmak, arabalara garaj yapıp sıralamak, bebekleri yıkamak süslemek, legolardan çeşitli tasarımlar yapmak gibi.

Ne olursa olsun çocukları teşvik etmeli ama asla yaptıkları işe karışmamalı, renkleri uyumsuz, şekilleri çirkin de olsa, bizim gözümüze güzel gelmese de, önemli olanın tek başına yaptığı şeyden gurur duyması için gerekli desteği vermek ve daha çoğuna yöneltmek olduğunu ebeveynler unutmamalı. Yaratıcılığın küçük yaşlarda kazanılması için yaz döneminin çok uygun olduğunu düşünüyorum. Biraz da sıkılmayı öğrenmeli çocuk. Hiperaktif diye ilaç verilen çocuklar var etrafta. Bunun doğru olduğuna inanmıyorum. Çocuklar uyuşturulmamalı ve ilaçlara bu yaşlarda bağımlı olmaya başlamamalı. Bol bol zıplayıp koşan, yüzen ailelerine yardım edip paket taşıyan pazarda gezen çocukların evde uzunca oturabildiğini görüyoruz. Demek ki çocuğumuzu daha iyi bir şekilde yapılacaklara kanalize edersek hem ebeveynler bu yaz rahat bir soluk alır, çocuğumu hangi kursa hangi yaz okuluna yollasam diye dert etmez, hem de çocuk bu iki ay ailesiyle daha çok bir arada olup ortak hayatın getirdiği sorumlulukları da yaşayarak, kaliteli, saygılı, yaratıcı ve değerli zaman geçirir.

Çocuklarımıza yaşlarına uygun sorumluluk vermeyi lütfen ihmal etmeyelim. Gözümüzde her zaman küçük olsalar da, aslında çok hızlı büyüyorlar, ilerideki mutluluğa dair başarılarının temelinin de bu sorumluluklar doğrultusunda kazanacakları öz güven ile en iyi şekilde sağlanacağına inanıyorum.

Öyleyse daha az televizyon ve ipad, daha çok yaratıcılık ve sorumluluk diyorum…

Herkese mutlu yazlar,

Sevgiler,

Hanen