O kadar tedirgin, o kadar korkmuştum ki.

Daha 24 yaşımdaydım, evleneli henüz 2 ay olmuştu ama hamileydim. Doğruyu söylemek gerekirse eğer, çok korkmuş çok ağlamıştım.

Eş olabilecek miyim diye düşünürken, birde ANNE olmak ürkütücüydü açıkçası.

Aslına bakarsanız zorlu bir 9 ay geçirdim. Çok doktor değiştirdim, az kilo almama rağmen şeker yüksekti, tiroidlerim yükseldi, kum döktüm vs. derken... 

Tam 38+1 dediğimde o geldi hayatıma, hala o korkular yüreğimdeydi.

Ya beceremezsem, ya iyi bir anne olamazsam...

Hastaneden eve döndük, ertesi güne oldukça zor olsada kendimi toparladım, toparlamak zorunda olduğumu hissettim.

Bebeğimle olan 5. günümüzde herkesten evlerine gitmelerini rica ettim.

Yoksa biliyorum çok zorlanacaktım, korkularım beni ele alacaktı. Yalnız kalmak istedim elimdeki küçük mucizemle. Bu can artık bir ömür bana emanetti.

Evet anne kız kaldık şimdi başbaşa ve ben tüm korkularımı attım bir kenara ve sadece geçen bu yorucu ama güzel günleri yaşadım doyasıya.

Evet uykusuz kaldım, sofradan çoğu kez doymadan kalktım, sıcak bir çaya, sıcak bir kahveye hasret kaldım.

Ve bazen o kadar çok bunaldım ki o görmesin diye duşun altına girip dakikalarca hıçkıra hıçkıra orada ağladım.

Annem hep derdi ki sen annesin güçlü olacaksın, kendin yemeyip ona yedirceksin, evinin işini yapan yemeğini eksik etmeyen bir kadın olacaksın.

Hizmette kusursuz, annelikte mükemmel.

İyi de ben bu hayata mükemmel olabilmek için gelmemiştim ki.

Gerçekten böyle miydi?

Annem bana doğru mu öğretmişti?

İlk bebeğimdi o benim, ben ilk kez anneydim, hatalarım olamaz mıydı benim? Evinde temizliği, yemeği eksik olmayan bir kadın olunca daha mı mutlu olacaktım?

Ben gülmeden, mutlu olmadan, kendim olmadan nasıl mutlu olup mutlu edecektim peki?

Kısa bir süre sonra bunlar hep bana neyi öğretti biliyor musunuz?

Ben annemin dediği gibi olmayacaktım.

Her aile parmak izi kadar farklı ve özelse ben kendi dünyamda bunları yapmayacaktım.

Küçüktüm, cahildim ama bu hayatta tecrübelerimi kendim edinmeliydim yoksa yanlışlarımdan emin olamazdım.

Bende öyle yaptım kendi doğrularımla, kendi hatalarımla ilk yılımızı tamamladık miniğimle.

Bazen yemek oldu, temizlik olmadı.

Bazen en güzel makyajımı yapıp evde kendimi ödüllendirdim, bazen de günlerce banyo yapmadan mor göz altlarıyla gezdim.

Bu benim hayatımdı hiç kimse için ne derler, ne düşünürler diye yaşamayacaktım.

Çocuğumu kimsenin doğrularına göre değil, kendi bildiğimle ya da bilmediğimle, becerdiklerimle ya da beceremediklerimle büyütecektim.

Öyle de oldu bu yolda bu düşünceme en başta kendi ailem destek verdi.

Ve 1 yaşına geldiğinde düştük, kalktık, ağladık, güldük ama en çokta birbirimizi büyüttük.

Belki de benim büyüyebilmem için böylesine özel bir öğretmen girmeliydi hayatıma.

Şimdi kızım 5 yaşında ve ben onunla ilgili hiçbir kararımdan pişman olmadım belkide, neden biliyor musunuz? Her anne kendi evladı için en iyisini bildiğindendir.

İlk kez anneydim, ilk kez kendimle birlikte bir canı daha büyütüyordum.

BEN MUCİZENİN ADINI BİLİYORUM ARTIK.

BU HAYATTA BANA EN ÇOK ŞEY KATAN SEN OLDUN "EVLAT"

BEN SENİNLE BÜYÜDÜM.

İYİ Kİ HAYATIMA GELDİN İYİ Kİ..